Daily life etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Daily life etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2014 Çarşamba

FOTO BLOG:GAYA'YA GİTTİK, GÜNLÜK UĞRAŞLARIM.

Merhabaaa! Bir foto blog ile  geri döndüm. Aslında yazmak istediğim çok şey var ama foto blog fikrini daha çok sevdim.. Öncelikle Gaya'ya gittiğimizi ağzım kulaklarıma vara vara söylemek istiyorum hehe.. Gaya'nın ününü duyduğumdan beri gitmek istiyordum.(gaya bir Kore restoranı) Yani her zaman derim Kore'ye gidemiyoruz bari onu ayağımıza getirelim. Çok da güzel oldu.. Kore fanı arkadaşlarımla İstanbulda Koreyi yaşatıyoruz ajdkkfl..



Ramen ve acı dukbokki' yi gözümüzden yaş gele gele ısrarla yemeye devam etmemiz efsaneydi. Ben ramene tutuldum adjkdkd kapalı kutularda ne yiyomuşuz acaba?
Mesaj panosuna  yazmadan olmaz:)

Günlük uğraşlarıma gelirsek;

Son 1 haftadır kendimi kartpostal yapmaya verdim. Resimleri kırtasiyeden çıkarıp kartonluyorum. Exo sevgimi biraz ucuz yollu hale getirmem lazımdı. Mektup yazmaya da devam ediyorum. Bu hafta yine Çin'e bir mektup gönderdim..


Fotobloguma ıce latteler bitmesin ama yaz bitsin diyerek son veriyorum. Bir de selen'in ünlü lafı var ''Luhan'ın çincesi çok iyi''  allam nasıl bir alakasız son oldu hahaha neyse hadi hoşçakalın..

11 Ağustos 2014 Pazartesi

ZAMAN GEÇİYOR DA NASIL?

Merhabaaa!! Zaman nasıl geçiyor anlamıyorum son günlerde şaka maka ağustosu yarıladık.. Bu demek oluyor ki o hiç istemediğimiz son kapıya dayandı. Gerçi tatilden de aşırı sıkıldım. Bir taraftan sıcak bir taraftan her güne farklı bir aktivite arayışı... Ama gel gör ki okul başlasın istemiyorum. İşler iyice ciddiye binecek, sorumluluklarım artacak.... NÖÖ düşünmesi bile korkunçlu Ama bir de şu var sonbahar gelip de sweatshirt mevsimi açılınca pek bir mutlu oluyorum.. Yok ama ya yine de hiçbir şey bana okulun açılışını sevdiremez. Gazetecilik 2. sınıf öğrencisi olacağım yaa hıaaaa artık çaylak gözüyle bakmayacaklar kesin.. ÇIK KORKUYORUM. Neyse bu da böyle bir endişe dolu gelecek yazımdı. Şimdi esas mevzuya dönüyorum.. Bir avuç kalan günlerimi nasıl geçirmem gerek? şurda 20 gün bir şey var zaten.. Onları bir foto günlükle listeleyeceğim şimdi..

Geçenlerde yine mektup yazarken yakalandım.. Bu sefer Çin'den bir mektup arkadaşı buldum.. Ceyda'nınkini (as morcivertşapkalı) de tamamladım da onun mektubunu burada paylaşmayacağım görebilitesi fazla  çünkü süprizi kaçmasın. Göndericem işte bu hafta evden çıkabilirsem
Bensu'nun yürüyüş günlükleri.. Ay ne de yürürüm yaa. evden çıkarım biraz hava alayım diye en fazla markete kadarahdjjf.. Beni modaya, caddeye yürüten arkadaşlarım da yok değil.. Yürümek için uygun bir mevsim bulamıyorum. Ya çok sıcakta yürütmeye çalışıyorlar ya da çok soğuk.. şimdi ben ne yapayım. Yine de en uygun yürüyüş saati akşam 8 ile 10 arası mümkünse sahil olsun.. Denize baka baka (istekler bitmez)
Tabii ki wreck this journal.. Daha eğlenceli bir uğraş göremiyorum. Yolda, arkadaşını beklerken, Bir şeyler yerken, canın sıkıldıığında alırsın eline istediğini çizersin, yazarsın. Adamlar her şeyi düşünmüş. Tabii bize de biraz hayalgücü katmak kalıyor.
Müthiş sahil havası.. Yaza dair tek bunu özleyeceğim.. Ilık rüzgarını..
Geçen yasemin almıştı bunu.. Hayatıma biraz ekşın gelsin dedi.  Kendi maceranı kendin yaratmalık bir kitap Ben de biraz okuyayım dedim başıma gelmeyen şey kalmadı. Bir tane mi iyi şey olmaz insanın hayatında. Ekşınmış.... almayayım ben 
God bless badem sütü.. Normal sütten ne farkı var şimdi bunun? Üstüne artısı var mis kokuyo, üzerinde kaymak birikmiyo ıyy nefret ederim zaten sütten.. Bu badem sütü cennet gibi geldi. Dizi izlerken hem de...  kabuklu çiğ bademin kabuklarını çıkarıp,suya koyup mikserden geçirin ımmm ben süzmediğim için dibinde birikti ama tadı mütişti.. (Tarifler.comda oldum) Bir de aynı gün üst resimde gördüğünüz renkli bordürlerim gelmişti.. Çok sevindim kıhkıh. Ne mektuplar süslerim ben onlarla, defterler, duvarlar 
stickers are my life..
Bu da reelim... Winter is coming der giderim..

14 Haziran 2014 Cumartesi

GEZİYORUM -1 // GÜNLÜK HAYAT


Merhaba yine geldimmm... Son bir haftadır sonbaharı anımsatan havalardan sonra yaz artık gerçekten geldi diyebiliriz sanırım. Tabii ki yine memnun değilim bu durumdan.. Güneş sürekli tepemde yakıyor, terletiyor hoşlanmıyorum. Ama yaz akşamları o limonata gibi havada bir yerlere gitmek, gezmek gerçekten mutlu ediyor beni.. Bugünde evdeki kolaj yapıp, dizi izleyen halimden kurtulup biraz gezelim dedik arkadaşımla aslında amacımız biraz farklıydı ama neyse..

Bu geçen haftamın bir  özeti paylaşmamın nedeni; Ezgi'nin doğumgünü için yaptığı pastayı göstermek istemem. Kız yetenekli:)
Geliyorum gezi fotoğraflarıma; Bugün Exo pikniği var diye diye bu işlerle hiç alakası olmayan bir arkadaşımı beraberimde ortaköye sürükledim. Ama sonuç: Tam bir hüsrandı. Neden çünkü Bensu tam bir dikkatsiz. O kadar heveslenmştim ki alalala exo fanlarıyla tanışcam diye piknik ertelenmiş ben görmemişim.. Aynı saatlerde exo'nun wuhan da konseri vardı.  Resimde  ki kart da bir görevliye ait sanırım. Benim olmasını deli gibi isterdim neyse..  
Ortaköyde Destan  kafe..  Manzarasıyla acayip huzurlu bir atmosferi vardı. Denize karşı büyük bir mutlulukla doldum.
 Ortaköyde dünyanın en güzel merdivenini buldum.  Harry potter daha ne olsun.

Yıldız parkı.. Yaseminin bana dediği gibi tam bir ağaç anneyim.. Ağaçlar kesinlikle en huzur kaynağı  listemin başında yer alıyor.. Doğayla iç içe olmak, tüm negatif enerjini alması.. güzel şeyler bunlar..
Bir de pirinç keki yaptım... Doğuştan koreli olmasam da onların yiyeceklerini çok seviyorum ne yapayım. Pirinç keki hayatıma k-dramalardan giren bir şey..  Kamerayı biraz kaydırmışım çekerken ama olsun siz görüntüye bakmayın. Yapın ve deneyin tadı gerçekten çok hoş. 
Fan yapımı olan bu resmi o kadar sevdim ki yazımın kapanışını bununla yapmak istedim.. Sevgi dolu lider  Suho.. saranghaee