anime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2015 Perşembe

BU ARALAR BEN VOL 1235677

Merhabaaaa Ağustosun bitmesini dört gözle beklerken yine bir güncelleme yazısı yazmak istedim
*Kendimi yarım kalmış dizilerimi, animelerimi, işlerimi tamamlamaya vermişken günlerin çok çabuk geçiyor
 Ara sıra yağmur geliyor beni mutlu ediyor
*Etraf yağmur sonrası sessizliğiyle dolunca huzurlu oluyorum
* Bazen hala temmuzdaymışız gibi hissedip,günlüğüme temmuzlu tarih atıyorum. Sonra sinirlenip     düzeltiyorum............
*Dizi izlemek gibi bir işim olmasa evde oturabileceğimi düşünmüyorum. Ama gündüz dışarı çıkmayı pek gözüm yemiyor.
* Bazen de güneşin batmasını bekleyemeyip yürüyüşe çıkıyorum. Sonuç kötü.
*Yalnız kalıp sürekli kendimle hesaplaşmak istiyorum..
*Yeni müzikler keşfedemezsem mutlu olamıyorum.
*Vanilla acoustic diye bir grup keşfettim. K-indie tarzı bir grup Need to talk ve Lonely drive şarkılarını günde 345566 dinliyorum.
*Bin beş yüz tane blog açıp hepsine ruh halime göre bişeyler yazıyorum.
* Son bir kaç gecedir kısa animelere taktım.
*klişelerimden kurtulamıyorum.
*Hala korecemi iyi bir hala getiremedim:(:(
*faking it izlemek gerçekten sinirlendiğim zamanlarda bana iyi geliyor..
*izledim: Hotarubi no mori e
*Dinliyorum: Eudaimonia
*Londra severken nasıl bu kadar Asya kolik olduğumu sorguluyorum.
 Hotarubi no mori e 
* Sıcak havalara meydan okuyup hüzünlü şarkılar dinliyorum. Şarkılar değerini kaybediyormuş gibi geliyor..
*Tatil bitsin artık diyemiyorum. üzerimde baskı var :(:( beni taşlarsınız.
*Hayallerim için para biriktirmeye devam ediyorum..
*Gerçekleştirilmeyi bekleyen fanmade işlerim ve yazılması gerekn bir mektubum var

Yeni yerler keşfetmeye devam ediyorum.



                                                 We could just cuddle and drink tea all day........

14 Mart 2015 Cumartesi

DOSYA YAZILARI 2 // JAPONYA'YA DAİR.-1

Merhabalar yeniden... Sizlere bugünkü yazımda ilgi alanlarımdan biri olan Japonya'yı ve onlara özgü bir takım ilginçliklerden bahsedeceğim. Bildiğimiz gibi japonlar tuhaf insanlar ''tuhaf'' diyorum çünkü gerçekten diğer uluslardan, medeniyetlerden farklılar... Ne kadar zorluk yaşarlarsa yaşasınlar küllerinden yeniden doğan bir millet onlar, teknoloji olsun, sanat dünyası olsun Japonların dünyasıyla ilgilenen herkesin ''japon elinden çıkma'' diye tabir ettiği her değişik şeyin baş mimarı kendileri... Tokyo'nun defalarca yerle bir olup tekrar yapılandırıldığını ilk duyduğumda nasıl olabilir? demiştim. Denizin üzerine bile yapay şehir inşa eden bu güzel insanlar gerçekten efsanevi şeylere imza atıyorlar. Her gün hayallerimi süsleyen mega şehir kendini yapılandırmaya, değiştirmeye devam ediyor. Dediğim gibi eğer bir işin içinde onlar varsa sıradanı unutun ve kendinizi bu büyülü dünyanın kollarına bırakın.
 Nelerden bahsedeceğime gelirsek... Japonya'da küçük bir tura çıkacağız beraber, değişik tarihi yerlerini, kültürlerini, öne çıkan popüler eserlerini, ve daha bir çok bize kazandırdığı şeyi inceleyeceğiz. Hayatımızda Japon icadı tek bir şeyin olmadığını düşünemiyorum. Dünyanın yarısı yokmuş gibi sanki.. O zaman ilk olarak müzikleriyle, karakterleriyle hayatımıza giren büyük gözlü, sevimli çizgi filmler(!)  ''Animelerle'' başlayalım.


JAPONLARIN ANİME DÜNYASI: İlk hangi animeyi izlediniz? Ya da çocukken adının çizgi film olduğunu sanıp ama sonradan büyük bir dünyaya ait olduğunu öğrendiğimiz hangi yapım ilginizi çekti? Kendimden söylemem gerekirse ilk animem Pokemondu. Ne severdim ama.. Hayat dururdu adeta. Bir çocuk sokakta oynadığı oyunu bırakıp eve sadece bir şey izlemek için giriyorsa onu gerçekten seviyor demektir. Böyle gelişmişti benim de anime dünyasıyla tanışmam.. Tabii o zaman farkında değildim. Bu öyle bir çılgınlık ki öyle bir kaç paragrafa sığacağını düşünmüyorum. Anime artık Japonların dünyaya kazandırdığı ortak kültür gibi bir şey. Çünkü sanalda kalmayıp çeşitli ticari olanaklarla gerçek hayata taşınmış durumda.. Tüm hayatını izlediği animelerdeki karakterlere benzemeye adayan ve bundan para kazanan ''cosplayer'' mesleğinin kökeni de anime, ve tüm bu ticaret ağının animasyon serileriyle varolmuş olması efsane bir olay... Çizimlerinden, sonradan çok sevilipte live action'a döndürülen animelere kadar (film versiyonları) bir çok çeşit bu dünyanın içinde sizi bekliyor. En sevdiklerimden bir kaç tane bırakacağım buraya.. Çeşitli kategoriler içinde benim en sevdiğim çeşit shoujo animeleri ... yani bildiğimiz aşk hikayeleri çoğunlukla bir lisede geçen olaylar ve  mutlu sona ulaşılan bu animelerden tavsiye ettiklerim: Kimi ni Todoke, Ao Haru Ride, Oakami shoujo to kuro ouji, ısshuukan friends..

İLGİNÇ YERLER: Japonlar geniş hayal dünyalarından çıkan her şeyi somutlaştırmaya adamışlar kendilerini.. bugüne kadar yazılan, çizilen animeye dönüştürülen, Japonya ile özdeşleşmiş her şeyin sokaklarda izine rastlamak mümkün. Gezilecek, gidip görülecek her mekanında kawaii *sevimli* bir şeyler bulabilirsiniz.  Bu yerlerden ilki tasarımıyla ve içindeki yiyeceklerin görünüşleriyle insanları kendine hayran bırakan Pikachu cafe. Pokemon'un en sevilen karakteri olan Pikachu Japonya da Rappongi Hillsde yer alan bu şirin mekanda sevenlerine güzel anlar ve değişik yiyecekler vaat ediyor.

                                                                   cr:o1h1. com

Hello Kitty Cafe: Pembe tokalı, büyük kafalı, sirin mi şirin bu kedicik sembolü tabiiki Japonya'nın en popüler simgelerinden biri.. Hemen hemen her türlü ürününe rastlayabileceğiniz Hello kitty alanını genişleterek Japonya'da bir dünya yaratmış durumda, neredeyse her köşe başında rastlayabileceğiniz kafelerinden tutun da müzesine kadar her şeyi mevcut.

cr:asiapasificarts
                                                                           cr:mariknits

Cat Cafe 
                                                                      cr:geishables
                                                                          cr:tokiotourscat

ALIŞVERİŞ CENNETİ TOKYO: Tokyo gibi mega mega bir şehirden bahsediyorsak eğer işin içine alışverişi katmamak olmaz tabiiki, teknoloji ülkesi Japonya'nın en uygun, iyi teknoloji markalarının, dükkanlarının olduğu bu şehirde atıyor alışverişin kalbi.. Meraklısı, meraksızı Tokyo'nun cıvıl cıvıl sokaklarında gezerken, 1 yencilerden tutunda (bizdeki 1 milyoncu hesabı) buram buram koleksiyon kokan yerlere, mangalara, kırtasiye ürünlerine bakmadan edemiyor. Benim burada basedeceğim asıl şey her koleksiyonerin bayılacağı Animenin ve manganın esas yeri: Akihabara..

cr:jpamills.wordpress
cr:808.dk
cr:
                                                                                cr:temporarilylast

Akihabara dediğimiz yer irili ufaklı dükkanların bulunduğu dokuz katlı bir yapı. İçinde her türlü çeşitte anime  figürleri, mangaları ve eşyaları bulunmakta.. Sevenine adeta bir cennete düşmüş hissi uyandıran bu yer o kadar geniş ki bir günde gezmeyi bırakın bir hafta gezseniz bile bitiremeyeceğiniz büyüklükteymiş

Bu yazımı da 2. bir japonya'ya dair yazımda görüşmek üzere diyip noktalıyorum..  Herkese iyi haftasonları..

Kaynaklar: Geek yapar
                  Yeppudaa
                  Japan-fans


31 Ocak 2014 Cuma

SON ZAMANLARDA NELERE TAKTIM-1

Bu aralar yine değişen ruh halimle başbaşayım. Böyle bir mutlu biraz sonra  mutsuz.şeklinde. Ama eşsiz hayalgücümle hepsinin üstesinden geliyorum. Ne güzel bir hayalgücüm var benim ya..
Bu aralar gerçek olmayan dünyalarda geziyorum.Arkadaşımın önerdiği japon bir youtuberdan sonra (adını japonca harflerden oluştuğu için buraya yazamıyorum sorry) ivme kazanan japon kültürü, yemekleri animeleri sevgim var. Bilen bilir japoncuklar pek ilgimi çekmezdi. Bu zamana kadar da bir anime izledim ama hala etkisinden çıkamadım o ayrı. Ayrıca damak zevkleri de pek bana göre değildi ama o youtuber öyle bir yiyorki videolarında tam canını çektirmelik.. namussuz.
Sanırım tatilden de sıkılmaya başladım haha hoşgeldin bensu bende ne zaman sıkılacaksın diye bekliyordum diyor iç sesim. Bu yazıyı da öyle plansız öyle aklıma ne gelirse şeklinde yazıyorum ki, maksat şu an ki anımı değerlendirmek. Boş kaldığım her an benim kendimi sorguya çekmem demek çünkü.


Geçen bir bu hevesim de eksik kalmasın diye bir şushı deneyeyim dedim. Eğer şu an suratımı görüyor olabilseydiniz düşüncelerimi ben daha anlatmadan anlardınız. Hiç benlik değil ama hiç yenilmeyecek gibi de değil çubuk kullanmakta da pek iyi olmadığımdan resimlik bir artistlik yapayım dedim ama az daha rezil oluyordum valla. Neyse neyse kapanmasın bu sayfa da benim pek denemeye niyetim yok daha, sadece sushı için diyelim bunu tabii. yeni lezzetler denemeye her zaman açığımmm..
Hadi iyi gecelerr.