Japan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Japan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2016 Cumartesi

KORE SOKAĞI: SHINOKUBO




Türkiye de ağız tadıyla fangorllük yapamadığım için, Tokyo anılarımı kendime hatırlatarak güçleniyorum. Bence hepimiz eşit şartlarda fangirl yaşamını hak ediyoruz ssksl tek şanssızlığımız farklı bir coğrafyada doğmak
Sad but true...
Sizi bu yazımda Tokyo'nun Shinjuku semtine bağlı Shinokubo Kore sokağına götüreceğim. Derin bir nefes alın ve başlayalım.
Bu yazım tamamen k-pop ağırlıklı olacağı için gururlu ve mutlu hissediyorum... İnternette görüp böyle yerler varmış diyip vitrinlere bakarak ağlayan bir kız değildim artık. Tüm fangirlliğimi yerinde yapıp sağlam bir moralle (düzeltme:boş bir cüzdanla) döndüm. Ne yazık ki fangirliğim uslanmış bir kediye değil yemek verdikçe doymayan arsız bir kediye dönüştü:(
Shiokubo'ya gitmek için önce Shinjuku'ya gittik. Oradan aktarma yaptık. Yanlışlıkla ben de kalan biletin benim için anlamı çok büyük

Shiokubo'ya ulaştığımızda artık ne bekliyorsam, küçük kore şehri diyorlar ya iner inmez kore idolleri ile kaplı olur etraf sandım. Ama her yer sakindi. Kafeler, kozmetikçiler yanyana dizilmiş. Oppacılık namına en ufak bir şey yoktu.
Meğerse ters yöne yürümüşüz.
Tren istasyonunun solunda kalan caddede 100 m sonra hayat başlıyordu. Daha ilk girdiğimiz mağazada her şeyi almayı istedim. Her şeyi değil ama mağazanın yüzde 10nunu aldığımı düşünüyorum. İlk olmasının verdiği heyecanla her yerde exo var diye bağırdığımı hatırlıyorum. Türkiyede gördüğümü vardı gariban işte





Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Mağazalara girip çıktıkça benliğimin bir kısmını bırakıyordum. Ya da çok mutluluktan her şeye dokunmak istiyordum. Ne ararsanız vardı. Nature republic ürünleri... exo'nun lipstickleri, kağıt oyuncakları, maskeleri, yelpazeleri,çorapları.... aklınza ne gtirebiliyorsanız... Lotte çubuk krakerleri bile vardı ya.. nasıl para tuzağı nasıl... Oppalarla cüzdanımıza göz dikmiş bunlar.
maalesef o tuzağa düştüm. Gururumu ayaklar altına serip çubuk kraker falan aLmadım ama o stickerlara 13455 gün rahat rahat istediğimi yiyeceğim kadar para verdim. Sticker olunca hayat duruyor anlayamassınız.





Exo'nun kış comebacki sing for you'ya denk geldiğimiz için epey şanslıydık. Bu kadar da olsundu artık. Vizelerim yüzünden koskocam Tokyo Dome sahnesini kaçırmıştım. Acısı hala içimdedir.
Mağazaların her birinde sing for you çalıyordu. ve sfy ile ilgili ürünlerden geçilmiyordu.
Ünlülerin h&m balmain'e akın ettiği gibi ürün seçerken vicdanım hiç sızlamadı




Böyle ekranlarda exo'nun bütün programları aynı anda gösteriliyordu. Çoğu dev ekranda da son showcase vardı. Kalbim bu kadar mutluluğu kaldıramayacak derecede ağırlaşmıştı.
Yine de çocuklar gibi şendim





Japonlar exo ile ilgili her şeyi paraya çevirmeye yemin etmiş, tüm o ürünler yetmemiş gibi v app leri de cd ye yüklemişler allah kahretmesin ki aldım. Aklım diğer dizilerin dvdlerinde kaldı. Ama artık kontrollü gitmem gerekiyordu. Çünkü shinokuboya ikinci gelişimizde allah korusun hiçbir şey alamazsam ne yapardım





Sokaklarında exo dinleyerek yatmaya razı olduğum shinokubo'ya veda etme vakti geldiğinde ona ikinci kez geleceğime dair söz verdim. Bu sözden hangimiz karlı çıkacaktık belli değildi tabii *-*

ilk günün sonundan ben....


21 Ağustos 2015 Cuma

NE DÜŞÜNÜYORUM: JAPONYA REHBERİ

Yine aşırı sıkıldığım bir yaz gününde kendime bir japonya rehberi hazırlamak istememle başladı her şey.. Ben Japonya'ya gitsem acaba nereleri görmek isterdim diye düşündüm ve araştırmaya başladım. Nerde ne var? nelere gidilmeli nereler görülmeli? böyle bir araştırmaya giriştim. Üstelik sadece bunlarla kalmadım bir de sadece Tokyo ile sınırladığım küçük gezi hayalinde harcanabilecek minimüm bütçeyi hesapladım djdkkd valla işsizmişim... ama durun çok güzel şeyler öğrendim. Bu güzel ülkenin güzel insanlarını daha da çok sevdim. Yine çok ağladım. Japon yapmış dedim. Yani aslında yazmak anlamsız çünkü yaşamak istiyorum. Fotoğrafların içine atlayıp şu ülkeden uzaklaşmak istiyorum anlayamassınız
Öhöm konudan uzklaşmadan toparlamalıyım sinyalleri aldım yine. Ne demiştim başta? Sadece tokyo bile başlı başına bir cennet. Üstüne bunun osakası var, kyotosu var,  Allam çok güzel şeyler var nefes alamıyorum.
Ben şimdilik sadece Tokyo mega şehrini ele alacağım.  Modern ve geleneksel Japonyanın harmanlanmış hali... her bir sokağı keşfedilmeye değer, Her yerde bir sevimlilik (kawaii akımı) bulabilirsiniz. oraya buraya yapıştırılmış çizgi kahramanlı stickerlar, şehrin ortasından fırlayan Pikachular, Şeker kazanına düşmüş gibi gezen kızlar, değişik moda akımları....
Bu şehirde çıldırmamak iimkansız.

Benim belirlediğim rotalardan ilki akihabara.. Bununla ilgili sayfalar dolusun yazı yazabilirim o yüzden kendimi frenleyip sizi daha önce yazmış olduğum diğer bir Japonya rehberine yönlendiriyorum.
Japonya'ya dair: Akihabara,cat cafe ve pikachu cafe

Akihabara fırtınasını sağ sağlim atlattıktan sonra diğer rotalarıma geçelim. Öncelikle Harajuku tabiiki... Modanın burada belli bir tarifi yok. Nasıl bayılıyorum anlatamam. Kimsenn birbirini yadırgamadığı, garip gözlerle bakmadığı ultra rahat Tokyo'nun daha bir ekstra large rahat bir hali burası.. Rengarenk  birbiriyle uyuşmayan kıyafetler, saçlar.. Sevimlilikle giotikliğin birbirine karıştığı sokaklar.. çılgın makyajlar her şey burada..   Basit ve sadeliği unutmanız ve olabildiğiniz kadar garip olmanız gerekiyor... Gözlerimi görsellerden alamadığım için yine link bırakıyorum.
 Harajuku fashion walk




Bir sonraki durağımız Japanese candy shoplar... Bununla ilgili bir video izlemiştim o günden beri gözümde rengarenk, her türlü boyutta ve şekilde şekerler ve çikolatalar uçuşuyor. Resmen cennet gibiydi ve çok ucuzdu. çocukken bakkalları ilk keşfettiğimdeki gibi hissettim. Paramızın yettiği kadar şeker ve çikolata almaya bayılırdık. Burada ise Japonlar ultra ucuz fiyata size şeker komasına girmenin kapılarını aralamış. Mutsuz oldum..


cr: lepetitpop.com

Mutluluk Japonya'da .. Yani hani derler ya mutluluğu uzaklarda arama diye. Bence bayağı bayağı uzaklarda aramamız gerek... Yine küçük bir bunalıma girdim. çıkarım birazdan.

Harajuku ve şeker dükkanlarını da hazmettiyseniz. Biraz müze cafe gezelim diyorum. Daha da fenalaşalım ama yine de acayip bir şekilde mutlu olalım japon etkisi bu olsa gerek.
Neyse ilk olarak ghibli müzesine gitmek istiyorum. Totoro'yu kanlı canlı karşımda görmek gerçekten mütüş olurdu. Ayrıca bu müze Animasyon film stüdyosu studio Ghibli nin tüm yapımlarını sergiliyor.. ve müzeden başka bir yerde bulamayacağınız parçalar barındırıyormuş içinde.. 


Japonya'da her yerden bir theme cafe çıkıyor.. Theme cafe nedir derseniz.. çizgi filmlerin, animasyonların, karakterlerin her birinin temasına sahip onlarla ilgili cafeler.. pikachu cafe hello kitty cafe sailor moon cafe.. ne ararsan var yani... Bir de maid cafeler var kii sormayın. o kadar kawaiiliği kaldıracağımı düşünmüyorum.
Sailor moon cafe çok hoşuma gitti.
cr:ourkawaii.tokyo

Tüm her şeyi bırakın adamlar yemek müzesi yapmış ya cup noodle ve ramen müzeleri var resmen diz çöküp ağladım. Böyle yerlere bayılıyorum elimde değil. Biz bir kahve festivalini, çikolata fuarlarını falan yeni yeni görürken japonlar her şeyin müzesine, cafesine sahip bir cennetin içinde yaşıyorlar..
Tamam daha fazla duygu sömürüsü yapmayacağım. Onların da fotolarını bırakıp yavaş yavaş kaçıyorum. Daha çok yer bulmaya devam ettikçe yeni yazılar yazmaya geleceğim.









14 Mart 2015 Cumartesi

DOSYA YAZILARI 2 // JAPONYA'YA DAİR.-1

Merhabalar yeniden... Sizlere bugünkü yazımda ilgi alanlarımdan biri olan Japonya'yı ve onlara özgü bir takım ilginçliklerden bahsedeceğim. Bildiğimiz gibi japonlar tuhaf insanlar ''tuhaf'' diyorum çünkü gerçekten diğer uluslardan, medeniyetlerden farklılar... Ne kadar zorluk yaşarlarsa yaşasınlar küllerinden yeniden doğan bir millet onlar, teknoloji olsun, sanat dünyası olsun Japonların dünyasıyla ilgilenen herkesin ''japon elinden çıkma'' diye tabir ettiği her değişik şeyin baş mimarı kendileri... Tokyo'nun defalarca yerle bir olup tekrar yapılandırıldığını ilk duyduğumda nasıl olabilir? demiştim. Denizin üzerine bile yapay şehir inşa eden bu güzel insanlar gerçekten efsanevi şeylere imza atıyorlar. Her gün hayallerimi süsleyen mega şehir kendini yapılandırmaya, değiştirmeye devam ediyor. Dediğim gibi eğer bir işin içinde onlar varsa sıradanı unutun ve kendinizi bu büyülü dünyanın kollarına bırakın.
 Nelerden bahsedeceğime gelirsek... Japonya'da küçük bir tura çıkacağız beraber, değişik tarihi yerlerini, kültürlerini, öne çıkan popüler eserlerini, ve daha bir çok bize kazandırdığı şeyi inceleyeceğiz. Hayatımızda Japon icadı tek bir şeyin olmadığını düşünemiyorum. Dünyanın yarısı yokmuş gibi sanki.. O zaman ilk olarak müzikleriyle, karakterleriyle hayatımıza giren büyük gözlü, sevimli çizgi filmler(!)  ''Animelerle'' başlayalım.


JAPONLARIN ANİME DÜNYASI: İlk hangi animeyi izlediniz? Ya da çocukken adının çizgi film olduğunu sanıp ama sonradan büyük bir dünyaya ait olduğunu öğrendiğimiz hangi yapım ilginizi çekti? Kendimden söylemem gerekirse ilk animem Pokemondu. Ne severdim ama.. Hayat dururdu adeta. Bir çocuk sokakta oynadığı oyunu bırakıp eve sadece bir şey izlemek için giriyorsa onu gerçekten seviyor demektir. Böyle gelişmişti benim de anime dünyasıyla tanışmam.. Tabii o zaman farkında değildim. Bu öyle bir çılgınlık ki öyle bir kaç paragrafa sığacağını düşünmüyorum. Anime artık Japonların dünyaya kazandırdığı ortak kültür gibi bir şey. Çünkü sanalda kalmayıp çeşitli ticari olanaklarla gerçek hayata taşınmış durumda.. Tüm hayatını izlediği animelerdeki karakterlere benzemeye adayan ve bundan para kazanan ''cosplayer'' mesleğinin kökeni de anime, ve tüm bu ticaret ağının animasyon serileriyle varolmuş olması efsane bir olay... Çizimlerinden, sonradan çok sevilipte live action'a döndürülen animelere kadar (film versiyonları) bir çok çeşit bu dünyanın içinde sizi bekliyor. En sevdiklerimden bir kaç tane bırakacağım buraya.. Çeşitli kategoriler içinde benim en sevdiğim çeşit shoujo animeleri ... yani bildiğimiz aşk hikayeleri çoğunlukla bir lisede geçen olaylar ve  mutlu sona ulaşılan bu animelerden tavsiye ettiklerim: Kimi ni Todoke, Ao Haru Ride, Oakami shoujo to kuro ouji, ısshuukan friends..

İLGİNÇ YERLER: Japonlar geniş hayal dünyalarından çıkan her şeyi somutlaştırmaya adamışlar kendilerini.. bugüne kadar yazılan, çizilen animeye dönüştürülen, Japonya ile özdeşleşmiş her şeyin sokaklarda izine rastlamak mümkün. Gezilecek, gidip görülecek her mekanında kawaii *sevimli* bir şeyler bulabilirsiniz.  Bu yerlerden ilki tasarımıyla ve içindeki yiyeceklerin görünüşleriyle insanları kendine hayran bırakan Pikachu cafe. Pokemon'un en sevilen karakteri olan Pikachu Japonya da Rappongi Hillsde yer alan bu şirin mekanda sevenlerine güzel anlar ve değişik yiyecekler vaat ediyor.

                                                                   cr:o1h1. com

Hello Kitty Cafe: Pembe tokalı, büyük kafalı, sirin mi şirin bu kedicik sembolü tabiiki Japonya'nın en popüler simgelerinden biri.. Hemen hemen her türlü ürününe rastlayabileceğiniz Hello kitty alanını genişleterek Japonya'da bir dünya yaratmış durumda, neredeyse her köşe başında rastlayabileceğiniz kafelerinden tutun da müzesine kadar her şeyi mevcut.

cr:asiapasificarts
                                                                           cr:mariknits

Cat Cafe 
                                                                      cr:geishables
                                                                          cr:tokiotourscat

ALIŞVERİŞ CENNETİ TOKYO: Tokyo gibi mega mega bir şehirden bahsediyorsak eğer işin içine alışverişi katmamak olmaz tabiiki, teknoloji ülkesi Japonya'nın en uygun, iyi teknoloji markalarının, dükkanlarının olduğu bu şehirde atıyor alışverişin kalbi.. Meraklısı, meraksızı Tokyo'nun cıvıl cıvıl sokaklarında gezerken, 1 yencilerden tutunda (bizdeki 1 milyoncu hesabı) buram buram koleksiyon kokan yerlere, mangalara, kırtasiye ürünlerine bakmadan edemiyor. Benim burada basedeceğim asıl şey her koleksiyonerin bayılacağı Animenin ve manganın esas yeri: Akihabara..

cr:jpamills.wordpress
cr:808.dk
cr:
                                                                                cr:temporarilylast

Akihabara dediğimiz yer irili ufaklı dükkanların bulunduğu dokuz katlı bir yapı. İçinde her türlü çeşitte anime  figürleri, mangaları ve eşyaları bulunmakta.. Sevenine adeta bir cennete düşmüş hissi uyandıran bu yer o kadar geniş ki bir günde gezmeyi bırakın bir hafta gezseniz bile bitiremeyeceğiniz büyüklükteymiş

Bu yazımı da 2. bir japonya'ya dair yazımda görüşmek üzere diyip noktalıyorum..  Herkese iyi haftasonları..

Kaynaklar: Geek yapar
                  Yeppudaa
                  Japan-fans


18 Şubat 2015 Çarşamba

DOSYA YAZILARI -1 UZAKDOĞU MUTFAĞI



Merhabaa bugün  diğer yazılarımdan farklı biçimde ilerleyeceğim  bir yazım ile  geri döndüm. Bundan sonra bu tür ''dosya yazıları'' dediğim daha çok araşırmaya dayalı konularla ilgili olacak yazılarım. Bunun benim ve aday olduğum mesleğim için çok yararlı olacağını düşünüyorum. Neyse  yine bana ve zevklerime uzak olmayan bir konu seçtim. Bu yazımda dünya mutfaklarından en sevdiğim mutfak olan  uzakdoğu mutfağı hakkında bir yazı yazacağım..
 Uzakdoğu mutfağı baharatı ve acısı bol , birbiri ile zıt lezzetlerin bir arada bambaşka lezzetler kazandığı (tatlıyla tuzlunun, bal ile etlerin harmanlandığı) her yönden orjinal bulduğum bir mutfak benim için. Zaten yeni lezzetler denemeye her zaman açık olduğum  ve acının içine girdiği her şeyi rahatlikla yiyebildiğim için kendimi en yakın hissettiğim mutfaklardan biri.
Uzakdoğu mutfağı diyip diyip duruyorum ama kendi içinde de kapsadığı ülkelerin bölgelerine göre elbet farklılık gösteriyor. Ben de  buna  göre yazıp incelemeye alacağım.

JAPON MUTFAĞI
Tüm uzakdoğu mutfaklarında da  bilindiği üzere Japon mutfağında da bizim yemeklerin yanında olmadan yapamadığımız ekmek yaygın değildir. Onlar her yemeğin yanında ekmeğin yerini alan pilavlarından yerler. Buradaki pilav daha çok, az ya da çok haşlanmış pirinç kıvamındadır. Yani bu da bizim pilav dediğimiz şeye pek benzemez. Ayrıca japonların bir de yine pilavgillerden ''onigiri'' dedikleri bir yemekleri vardır. Bu onigiri pilava üçgen şekli vererek içine ton balığı veya et konularak hazırlanır. Nori'ye (yaprak yosun) sarılarak servis edilir. Hiç tatmadım bilmiyorum. Ayrıca bu haşlanmış pirinç pilavının  acı sosla ve soya sosuyla çok yakıştığını söyleyebilirim.

                             Onigiri- Chef Pandita  Linkine tıklayarak ayrıntılara ulaşabilirsiniz.

Japonya'nın en bilinen yemeklerinin başında Suşhi geliyor fakat o Suşhinin bile o kadar farklı çeşidi var ki aklınız durur. Bu çeşitlerine girersem hiç çıkamam diye sadece önemli bir farkı açıklamak istiyorum. Genel bilinenin aksine suşhi dediğimiz şey sadece çiğ balikla yapılmaz. Çiğ baliklı versiyonlarının yanında (özel bir sirkeli pirinçle karıştırılan), sebzeli vs. çeşitleri de vardır. Çiğ balık denince aklımıza Sashimi'nin gelmesi gerekir. Bu Sashimi dediğimiz şey dilimlenmiş çiğ balıktır. İkiside benzer soslarla servis edilirler.  wasabi, soya sosu vs
Japon mutfağının önemli sosları; Wasabi, soya ve Teriyaki (şeker, soya ve sake kaynatılılarak elde edilir.)
Makarna ve erişte yemeklerine geçersek; Bunların başında animelerden bildiğimiz üzere Ramen gelir. yani ''erişte çorbası''  İçinde çeşitli baharatlar, ve sebzeler barındıran bu çorba gerçekten kış aylarının vazgeçilmezidir. Hatta daha sonra bahsedeceğim kore mutfağında da tipik bir öğrenci- aile yemeği sayılır. Biz de  makarna nasılsa onlarda da öyle yani.
Ayrıntılar için--->  Japan fans


Udon (kalın makarna), soba ve somen de diğer makarna- erişte grubunda yer alır.
Ve unutmadan Japon kültürünün milli içkisi Sake  Pirinçten elde edilir ve hafif bir tadı vardır. Tadı rakı ve tatlı şaraba da benzetilir. Son olarak uzakdoğu kültüründe önemli bir yeri olan Çay seremonisi de Japonya çıkışlıdır.

   
ÇİN MUTFAĞI
Çin mutfağı diğer uzakdoğu mutfaklarına oranla belirgin farklar gösterir. Kendi içinde bile bölgelere göre değişen yemekleri vardır. Ama yine de  ortak özellikleri bakımında bu mutfağı ele alırsak, sebze ağırlıklı yemeklerin oluşu, wok adı verilen çukur tavaların kullanılması ve yemek çubukları Çin mutfağının vazgeçilmez özelliklerindendir. Bu mutfağın kendine has malzemeleri vardır. Tofu, soya filizi ,soya sosu, soya sütü bunlardan bazılarıdır. Pilav yine burada da baş doyurucu besindir. Çin mutfağı sebze ağırlıklı olmasına rağmen Pekin ördeği Çin Halk Cumhuriyeti'nin milli yemeği olarak kabul edilir. Kızarmış pilavı, acılı ekşili tavuk yemekleri de vardır. Kahvaltıları ise  bizim kahvaltılarımıza hiç benzemez. Normal yemeklerden oluşur. Mayalı ekmekler kahvaltılarda yerini alır.  Makarna ve erişte türleri de bahsettiğim diğer uzakdoğu mutfaklarıyla paralel özellik gösterir. Buraya Çinlilerin yemek kültürü ile ilgili bilinen genel yanlışları düzeltme amaçlı bir yazı bırakıyorum. Ayrıca şunu da söylemezsem olmaz. Lütfen çinliler böcek yiyiyor ıyy mıyy şeklinde şeyler söylemekten kaçının. Çünkü bu hiç bir şey bilmediğinizi gösteriyor.
 Çinlilerde yemek kültürü
 Çinlerin çayları da oldukça meşhur. ve milli içkisi Baijudur.
Çin sokaklarında satılan yiyecekler
       
Çin mutfağının çok geniş alana yayıldığını çeşitliliğinden bahsetmiştim. Bu da onlarla ilgili bir yazı. Bu siteleri içlerindeki bilgiyi olduğu gibi çıkartmak istemediğim için veriyorum.
Çin mutfağının tarihçesi ve çeşitliliği
Benim tatmak istediğim tatlılarından biri dondurma kızartması. Gerçekten merak ediyorum.




                               
                                                      Buharda haşlanmış Çin mantısı.
                                                          Cr: Followmefoodie

 -KORE MUTFAĞI-
Belki de en sevdiğim yemeklerin olduğu mutfak... Bir acıseverin yüzünü güldürebilir  Kore mutfağı... Milli yiyecekleri Kimchi denen bir lahana turşusudur.  Zencefil  soslu ve salçalı bir lahana turşusu düşünün. Bu turşu her yemeğin yanında verilir.. ve koreliler bu turşunun yapımına çok önem verirler. Bu yiyeceğe dair geçenlerde bir programda kansere karşı koruduğunu  dinlemiştim. Koreliler de kimchiyi soğuklarda dinç tutması ve içlerini ısıtması içi yerler. Pirinç diğer mutfaklarda da olduğu gibi  kore mutfağında da önemli bir besin kaynağıdır. Ancak burada kore dizilerinden, filmlerinden takip ettiğim kadarıyla ramen (ramyon diyor onlar) neredeyse hayat kurtarıcı bir besin. Evde yemek mi yok. ya da öğrenci misin? aç bir paket ramen sıcak suya at bitti işte. Gece gündüz ramen yenen evler var. Başka yiyecek yüzü görmeyen...Korelilerin en önemli sıcak içeceği: Ginseng çayıdır. Balla servis ederler.
Kore'nin en yeni tarihli yemeklerinden biri Buldaktır. Buldak bol baharatlı tavuk yemeğidir. Bunun dışında jajangmyeon yani siyah fasulye noodle, Kimchi mandu ( mandu hamur köftesi),Tteokbokki (acı soslu içi boş hamur çiğnedikçe çiğneyesiniz gelir lastik gibidir ama tadı çok güzeldir), Mul naengmyeon ( çeşitli etlerle yapılan karabuğday erişte yemeği), Yangjimeori-Pyeonyuk ( ince dilimlenmiş göğüs etleri) , Tteoguk (et suyuna dilimlenmiş pirinç keki çorbası), Bulgogi (ateşte biftek) Kimbap ( pirinç ve yumurta ruloları), Bibimbap ( karışık sebzeli pirinç pilavı)
Kore'nin meşhur tatlıları: Hangwa (kore sekerlemeleri), yeşil çaylı dondurma, Bbopgi ( bunun yapılışını izlemiştim. Karamelize şeker ile yapılıyor , sekeri şekillendirmek gibi bir anlamı var), pirinç kekini de unutmayayım. evde denediğim pirinç kekinden başka her şeye benzeyen (ama tadı güzel sütlaça benziyorsdhdkf) aslında gerçeği tatsızmış. Mucige ddok dedikleri gökkuşağı pirinç kekleri... Bir de tatlı olan kremalı versiyonları varmış ki ben bunlardan gerçekten denemek isterim.Tuzlusu da var tatlısı da daha önce bahsettiğim tteokbokki de acı soslu pirinç keki işte.
Korenin meşhur milli içkisi Soju. Hafif bir tadı olsa da çabuk çarpıyormuş okuduklarıma göre (dizilerden gördüklerime göre de bu doğru)
Koreliler çıtır tavuk ve bira ikilisine bayılıyor bu arada.. Bir koreli'ye hadi tavuk yemeye gidelim yanında soğuk bira ile derseniz muhtemelen hayır diyemeyecektir.

Kimchi mandu--->       Kaynak: Korea fans
Kimbap--->           Cr: Misshangrypants
                                                   
                                                 Tteokbokki-->          Cr: Matadornetwork.com
Bu yazı da  uzakdoğu mutfağını neden sevmeniz ile ilgili.. Benden şimdilik bu kadar yeni dosya konuları ile geleceğim. Takipte kalın..
Uzakdoğu mutfağını neden sevmelisiniz?

Kaynaklar: ucu iyagi wordpress
Bakımlıyız.com
mserdark.com
silktrek.com
Nasılkolay.com