korean drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korean drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2016 Cuma

NE İZLİYORUM: MOORIM SCHOOL



Bu aralar hazır hala tatildeyken dizi üstüne dizi deviriyorum. Gerçi reply'nin etkileri henüz silinmemiş olsa da boş kalamadım moorim schoola başladım.ve sardı. Şu an çaresiz bir şekilde yeni bölüm beklyorum.
Açıkçası ilk bölümü izlerken çok sıkıldım. Çünkü fantastik diye beklentimi yüksek tutmuştum. İzlemeye başladığımda kendimi klişeler içinde bulunca yıkıldım. Şirket varisi bir şımarık oğlan,burnu havada bir idol, fakir ama gururlu kız... Ama birinci bölümün sonlarına doğru dizi adeta biçim değiştirdi. Gizem geldi ve o gizem beni çekti. Esrarengiz ormanın içinde bir okul ve burayı kimse bilmiyor. Duyulmamış bir konu değil ama hoşuma gitti. Bir de hogwarts.. Nedense biraz o kokuyu aldım. Neyse ilk izlenimleri fazla uzatmadan küçük bir tanıtımla başlıyorum. Çok fazla spo vermemeye çalışıcam ama kendimi tutamayabilirim.
Moorim school çok az kişinin bilmediği titizlikle öğrenci seçem ormanın derinliklerine gizli bir okuldur. Bu okul çok fazla başarılara imza atmıştır ama  kayıtlarda yer almamaktadır. Okulun amacı dövüş sanatlarını öğretmekle birlikte aynı zamanda öğrencileri hayata alıştırmak ve insan olarak yetiştirmektir. Yani Moorim school'a tam tabiriyle bir hayat okulu diyebiliriz.



Bir gün okula 2 gencin gelmesiyle tüm dengeler alt üst olur. Gençlerden biri okulun mührünü kırmıştır. Ve dekan bile bunun nasıl olduğunu anlayamamıştır. Yakışıklı idol ve kendini beğenmiş varisin bu okulda öğreneceği çok şey vardır. aynı zamanda ortaya çıkaracakları sırlar da onları beklemektedir.

dizinin bugün 6.bölümü yayınlandı ama ben yine her zaman ki gibi 3. bölümden falan tüm her şeyi çözerek tüm heyecanı mahvettim. Gayet bariz bence her şey boşuna uzatıyorlar yani...neyse bu okuldaki  derslerde  oldukça alışılmışın dışındaydı. . Aşçılık, temiizlik, savunma sanatları, ve meditasyon!
düşünsenize meditasyon dersiniz var... ben çok isterdim. Fakat moorim okulunda meditasyon dedikleri şey de farklı işliyor. Öğrenciler burada çocukluk anılarına inip travmalarını bulmaya çalışıyorlar. İşte dizinin neredeyse tüm spoisi burada.
Aynı travmaya sahip olan iki kişi....

biraz daha yazarsam tüm diziyi açıklayacam o yüzden karakter analizi yapmak istiyorum.


Wang chi-ang Şangayın en büyük şirketlerinden birinin gayrımeşru oğlu, Kendini beğenmiş, bu güne kadar tüm istekleri yerine getirilmiş zorluk nedir bilmeyen biri. Bu özelliği onu moorim schoolda çok zorluyor çünkü orada her işini kendi yapmak zorunda. Annesinden ayrı yaşamak zorunda olduğu için ona düşkün, moorim schoola da annesini Çine götürmek için gitmeyi kabul ediyor. Babasının moorim schoolla gizli bir  bağlantısı var.




Yoon shi-woo Korede çok ünlü bir  müzik grubunun en çok sevilen üyesi, Çevresindekilere, hayranlarına oldukça kaba davranan ve onları çok  umursamayan shi woo'nun moorim schoolda en çok saygı duymak nedir onu öğrenmesi gerekecek. Shi woo'nun aynı zamanda nedeni bulunamayan bir kulak problemi var. Çocukluk anılarının tetiklediği bu rahatsızlık gergin anlarında çıkıyor. ve hayatını tehlikeye atacak boyutlara ulaşabiliyor.





Soon duk aşırı konuşkan, elinden her türlü iş gelen ve babasına bakmak için işten işe koşan dizinin gururlu kızı, Wang chi ang nehirde boğulmak üzereyken onu kurtarıyor. Ve chi ang ona bu yüzden ariel (deniz kızı) diyor. Soon duk'un babası kızının adı ile moorim schoolun aynı cümlede bile kullanılmasına katlanamıyor. Bu yüzden soon duk ondan gizli okula gidip  geliyor. Yoon shi woo ile aralarında tesadüflerden doğan bir ilişki var.





Hwang sun-Ah Dekan Hwang ın kızı ve okulun en başarılı öğrencisi. Kendine güveni çok fazla ve bu güveniyle herkesi kolayca etkileyebiliyor. Aynı zamanda çocukluk travması nedeniyle hassaslaşabiliyor. shi-woo'nun en büyük hayranlarından biri.


Dekan Hwang gizemli bir adam. Her zaman doğru kararlar vermeye çalışıyor, adaletli bir yapısı var ve beklenmedik süprizler yapabiliyor. Çoğu zaman ciddi duran dekanın aslında 18 yıl önce yaşadıkları ile ilgili kırılgan ve düşünceli bir hali de var. Okula gelen 2 çocuktan hangisinin mührü kırdığını tahmin ettiğini düşünüyorum.

Kısacası dizi ile ilgili merak ettiğim çok şey var. Hatta bazı şeyleri söylemediğim için konu havada kalmış da olabilir. Bakalım daha ilginçleşecek mi yoksa durgun olup konuyu uzatmaya mı çalışacaklar.
Göreceğiz.

2 Haziran 2015 Salı

NE İZLİYORUM: ORANGE MARMALADE


Bir önceki postumda yeni bir diziye başladığımı söylemiştim. Pretty little liars'ın 5. sezonunu bitirdikten sonra amerikan dizilerini yine bir kenara bıraktım. ve koşa koşa ait olduğum yere geldim.
Kore dramaları!!!




Orange Marmalade  vampir bir kızla  okulda popüler bir çocuğun aşkını anlatıyor. Konu çok klişe ama alıştığımız vampir oğlan- masum kız durumunun tam tersi olması benim ilgimi çekti. Bir de her dizisiyle beni ağlamaktan solduran korelilerin bu fantastik konuyu nasıl ele aldıklarını merak ettim.Şu ana kadar 4 bölüm yayınlandı ve bir kaç ayrıntı dışında gayet başarılı buldum.



Dizi vampirlerle insanların 200 yıl önce yaptıkları anlaşmayla birlikte yaşamaya çalışmasına dayalı..  İnsanlar aralarında vampirlerin olmasından dolayı hiç memnun değiller ve hayatlarının tehlikede olduğunu düşünüyorlar. Vampirler ise kimliklerini belli etmeden bir insan gibi yaşamlarını sürdürüp gitmenin peşinde -tabii bazı istisnaların dışında-
Dizinin merkezinde okula yeni transfer olan vampir kızımız Baek Ma Ri var. Onun da tek bir isteği  fazla dikkat çekmeden liseden mezun olabilmek. Ama işler hiç de istediği gibi gelişmiyor. Çünkü okulun en başarılı ve popüler çocuğu Jung Jae Min İlk metroda gizemli bir şekilde karşılaştıklarından beri Baek Ma Ri'den hoşlanıyor.
Ve diğerleri... bir gazeteciye röportaj verip vampirlerin tüm sırlarını ortaya çıkaran  Han Shi-Hoo da Ma Ri ile aynı liseye başlayınca olaylar karışıyor.. ve rekabet başlıyor..

Konuyu kısaca toparladıktan sonra kişisel görüşlerime geçmek istiyorum. Biraz acımasız olacağım bu konuda.. Şimdi benim dizilerdeki başrol oyuncularıyla ilgili takıntılarım var beğenemezsem ya da tam olarak ısınamazsam birbirleriyle olmalarını istemiyorum. Gidip hemen ikinci kız ya da çocukla şipliyorum. Bu dizide de böyle bir sorunla karşılaştım. Okulun popüler(!) çocuğu Jae min'e bir türlü ısınamadım. Az kalsın diziyi bırakacaktım ama merakıma yenik düşüp devam ettim. Sonra İkinci çocuk geldi ve arka fonda ''only you' çalmaya başladı. Tabiiki onu görünce esas çocuktan iyice uzaklaştım. Aşağı bırakıyorum onu...





Dizilerde gidip hep sorunlu tipleri beğenirim zaten. Bu da dizinin konusunda bahsettiğim o illegal röportajı veren çocuk Han Shi Hoo  Kötü biri değil ama aykırı. Dikkat çekecek şeyler yapıyor ve sonu kötü bitiyor. Ağır bir çocukluk geçirmiş ve hüzünlü bir hikayesi var.. İzleyerek öğrenin istiyorum.
Ve tabiiki Ma Ri den hoşlanıyor...
Dizide beğendiğim bir kaç detay vardı. Mesela diğer vampir yapımlarından farklı olarak verilmek istenen mizahı sevdim. Ma Ri'nin makyaj çantasının içinde domates suyu kutusunda kan taşıması ''Benimde makyaj malzemem bu'' der gibiydi. Ya da ben böyle yorumladım. Ama işin gerçeği dizide 12 saat kan içmezlerse çok kötü şeyler olabiliyor. Gözleri mora dönüyor ve bommm....
Bir diğeri de Normal aileler gibi kahvaltı masasına oturup ''Vampire Breakfast'' yapmaları... Kadehlerde kanlar... hmm bu seri güzelmiş falan diyorlar. Hoşuma gitti.




Bizim buradaki metroda olsa taşlaya taşlaya dışarı atmışlardı. Neyse... Kızcağız isteyerek yapmadı sonuçta.


Ne kadar %99.9 olmayacağını bilsemde favori kapılım.. Sad but true.....


Kimseyi etkilemek istediğim falan yok canım nerden çıkarıyorsunuz. djfjf Sizi bay vampir ile başbaşa bırakıyorum.

15 Nisan 2015 Çarşamba

NE İZLEDİM: MIMI



''Tekrar karşılaşabilmemiz mümkün mü?''

Merhaba yeniden.. Birkaç gündür etrafta ruh gibi, gözlerim kan çanağı gibi dolaşmama neden olan bir diziyi analiz etmeye geldim. Topu topu 4 bölümcük olan bu dizi daha uzasaydı ne hale gelirdim bilmiyorum. Ama gerçekten etkileyiciydi. Bir de dizinin türü Romantik-korku olarak etiketlenmiş. Fekat korkunun Ksini bulamazsınız. Bildiğin dram be bu.. Tamam izleyin karar verin bemce siz
Kısaca dizinin konusuna değinirsek: Han Min woo bir internet mangası çizeri ve son mangası inanılmaz bir şekilde popüler olur. Ve Min woo bunun için adeta sadece kahve içerek sadece çizer, çizer... Etrafındaki insanlara durmadan yalan söyler, Kendini dış dünyaya kapamış ve sadece işine odaklanmış bir şekilde hayatına devam etmeye çalışır. İnternet mangasını yazmaya devam ederken bir takvim bulur ve takvimde yazılı olan bazı anıları hatırlamadığını farkeder. Bu anılar 2003 yılına ait ve mangasına adını veren ''8 Aralık'' Tarihine kadar olan zamanı kapsar. Yoğun çalışmadan etkilenen Min Woo bir doktora gidip herşeyi anlatır fakat doktor sorunun sadece sinirsel olduğunu söyleyip ona bir ilaç verir ama Min Woo bunu kabul etmez..
Hikayenin asıl kısmı Min woo'nun mangasına gelen yorumlardan biriyle şekillenir. O yorum manganın gerçek bir hayattan hatta Min Woo'nun hayatından kesitler taşıdığını söyler Min Woo'nun şirketi bu kişiyi bulur fakat o gizemli kişi Min Woo 'ya hiçbir şey anlatmaz.
Daha sonra Min Woo eksik anılarını hatırlayabilmek için eski okuluna gider ve orada yıllar önceki eski aşkına dair anıları teker teker ortaya çıkamaya başlar...
---
Eğer Min Woo'nun hafızasının nasıl yerine geldiğini ve gizemli olayları merak ediyorsanız ya izleyin ya da izlemeye üşeniyorsanız biraz daha ilerleyin ve detaylı analizimi okuyun. Tanıtma yazısında bile spoiler verdim. İzleyecekseniz uzak durun. sdjd
İçimi boşaltmaya ihtiyacım var:((
Min Woo Mimi'yi nasıl buldu? 
Eski lisesine gidiyor gitmesine ama hiçbir şey hatırlayamadan geri dönüyor. Sadece mimi'yi değil resim öğretmenini, Tüm zamanını geçirdiği atolyeyi, ve bir çok seyi daha hatırlayamıyor min woo, hatırlayamadığı için büyük bir boşluğa düşüyor mangayı tamamlayamıyor ve doktorun verdiği ilaçları alıp hepsini bir gecede bitirince hastanelik oluyor. İşte burası çok ilginç çünkü burada min woo bir gece şuursuzca çatıya çıkıyor ve intihar etmeye kalkışırken mimi ruh bekçisine yalvarıyor. Min Woo'ya anılarını geri getirmesini tamamen gideceğini söylüyor. Ruh bekçisi mimi'ye 3 kibrit veriyor. kibritler her yakılışında Mimi min woo'ya görünür olacak. Ama anılarının tamamını geri geleceği hala kesin değil.
3 Kibrit 3 şans demek. Min woo'nun okul arkadaşlarıyla geçirdiği ve aşırı sarhoş olduğu bir gecede rüya mı gerçek mi olduğu belli olmayan anlar geçirmesi bir bara girmesi ve orada ruh bekçisinin yönlendirmesiyle ilk kibriti yakıp mimi'yi görmesi olayların kilit noktası.. Çünkü Min woo araştırmaya ilk burada başlıyor. Mimi ona adını söyleyemiyor fakat o annesinin evine gidip resim defterlerini ve mimi'nin ona aldığı saati bulmasıyla olayları yavaş yavaş çözmeye başlıyor. Saatin arkasında mimi kalp min woo yazıyor.
Min Woo'nun şirketinin genel müdürü başkanın kızının da olaylara olan katkısı yadsınamaz. Bu kızın Min woo'ya garp bir ilgisi var evine sürekli girip girip onu çözmeye çalışıyor ve min woo nun anılarını taşıyan günlüğü de ilk o buluyor. Min woo o yılları resmederek anlatmış.
---siz siz olun benim kadar sulugöz olmayın---
Bir de tabii ki o yorumu yapan gizemli komşu var.. Kim olduğunu apartman güvenliği (apatman <3) bile bilmiyor. ve bu kişinin her şeyi bildiği gün gibi ortada ama min woo ile sadece dalga geçiyor ve min woo olayları çözene dek hiç bir şey söylemiyor.
Kendimi adım adım olayları çözen bir dedektif gibi hissettim. Lakin bir dedektif olamam çünkü ipucu peşindeyken ağlarsam tüm her şey bozulur.
Neyse devam edelim Min woo gece gündüz mimi kim? mimi kim? diye kafayı yiyiyor. ve bu anlarda senarist ve yönetmen sağolsun üstümüze en damar şarkıları atıp mutlu anıları göstermeye devam ediyor.
Başkanın kızı ile anılarının peşine düşen min woo'nun hafızası yağmurlu bir günde bisikletinin bozulmasıyla neredeyse tamamen yerine geliyor. Bisikleti tamir etmeye çalışırken birden bire flashback geçiriyor ve mimi nin ona gösterdiği şekilde yapmaya başlıyor. Yanındaki kıza belli etmese de artık çoğu şeyi hatırlıyor.. 
''Mimi benim ilk aşkım''
peki sonrası? Mimi nin garip rüyaları ve nasıl öldüğü hala büyük bir soru işareti?
O yağmurlu 8 aralık günü ne oldu?
O gizemli adam ne biliyor?
Mimi'nin hayata geri dönme şansı var mı?
Min Woo mangayı tamamlayabilecek mi?
Sonlardan bahsetmeyi sevmem ve bu kısımları izleyerek bulmanızı çoook tavsiye ediyorum. Zaten herşeyi söyledin temiz iş yap dediğinizi biliyorum ama aslında hiç bir şey söylemediğimi izleyince anlayacaksınız.

Son bölümde bir daha göz yaşım akmayacak diyeceğim kadar ağladım. Ama ama dizi gerçekten listemde çok önemli bir yere sahip oldu.

''Seni ilk gördüğüm ana dair hiçbir şey hatılamıyorum. Gökyüzü ışıldıyor muydu? ya da gün batımı güzel miydi? çünkü... Ben sadece sana bakıyordum.''


                                                -MIMI
Acı verici bir müzik atıp gideyim artık. Çok çok üzünçlüyüm.


Wendy:(:((
Neyse bir sonraki dizimde görüşmek üzereee...