nature etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nature etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2015 Perşembe

FOTO BLOG: DOĞANIN İÇİNDE BİR GÜN.

Dün uzun zamandır saklandığım kabuğumdan çıktım ve insan içine çıktım. Sıcakla yığınla insanın şuursuzluğu birleşince kabus gibiydi ama yine de günümün güzelliğinin önüne geçemedi.
Exo'nun bana kazandırdığı tek iyi şey olan fan arkadaş grubumla pikniğe gittik bugün. Doğanın içinde olmak uzun zamandır ihtiyacım olan bir şeydi. Dağ tepe tırmandık,  bir arı masamızda kendi krallığını kurmuştu çünkü. Ağaçların hışırtısı, Kuş sesleri, her türlü doğamsı sesle zaman geçirmek çok iyi geldi. Saçma ve aşırı komik sohbetlerimiz de ayrı güzeldi. Bu ksmı fazla uzatmayıp direk fotobloğu bırakıyorum.....

 Sık ağaçların içine bırakın beni, üstüme de bir ay yetecek su ve yiyecek atın.
                                 şehir yaşamını gram özlemem.
                             
Bu görüntü bana sonbaharı hatırlattı. Hüzünlendim ama güneş
iki dk bile mutlu olmama izin vermedi. 
                                   
Vapuru beklerken kendimi havalanındaymışım gibi hissettim.
naparsın biz de böyle mutlu oluyoruz işte.


Her şeyden önce öyle susamıştım ki dünyaları içebilirdim.
                                         
Çekirdekli muhabbet ortamı ffkfkkf
                                         
veeee assolisti sona sakladım. Bu şirin şey biz bir şeyler yerken hoplaya zıplaya yanımıza kadar geldi.
O kadar tatlıydı ki anlatamam. Normalde hep ışık hızıyla kaçardı bizden...İlk defa bu kadar
yakınımdaydı. xiu xiu diye cırladık. Tanıştığıma memnun oldum sincaps..


4 Temmuz 2015 Cumartesi

STAJ GÜNLÜKLERİM -2

 Merhaba... stajımda ilk haftadaki endişeleri bir kenara bıraktıktan sonra ikinci haftada ya hiç bir şey yapmadan stajım biterse korkusu yaşamaya başladım. Garip gibi durabilir ama gerçek bir korkuydu bu... neyseki telefonla konuşmayı sevemeyen beni bile en iyi konuşan hale getiren işler yaptım. Ve bir de bütün staj hayatıma yetecek güzellikte bir olaya dahil oldum. Kapak çekimi...
İstanbul life Temmuz kapağının çekimine gittim ekiple konuk Ayhan Sicimoğluydu. Çok güzel bir deneyim oldu benim için.. Yeniköyde yapıldı çekim ve orayı da aşırı sevdim. Daha önce gitme imkanım olmamıştı hiç... Bütün günüm denizle iç içe, onu izleyerek geçti.
ikinci haftamın en önemli olayı buydu. Şimdi lafı fazla uzatmadan yine düşüncelerimin geri kalanını fotoğraflara bırakıyorum.
Fotoğraflarla ikinci haftam...
                 Her sabah vapur yolculuklarım ikinci haftada da mutluluk verici şeylerden biri



                     İstanbul Life kapak çekimi için Yeniköydeydik. Yollarına, binalarına, doğasına bayıldım. Fotoğraf çekimi için yeniköy iskelesi, Ermeni klisesi, yanyana dizilmiş balıkçıların önünde çekim yapıldı. Her yer öylesine fotoğraf çekilmeye uygun bir hava yaratıyordu ki, telefonumun sarjı can çekişmesine rağmen gözüme güzel gözüken yerleri çekmeyi bırakamadım. İçlerinden en sevdiklerimi de buraya koymaya karar verdim.
Tarihi binalar en ilgimi çekenlerdendi. Terkedilmiş köşkler, denize bir adım binalar beni kendine hayran bıraktı. Binaların  dokusu, el sürülmemiş bozulmamış olması hoşuma gitti ve beni sanki Türkiye de değil de mimarisiyle ünlü bir güzel bir Avrupa şehrinde geziyormuşum gibi hissettirdi.

Stajımda ikinci  haftaya dair aktarabileceğim şeyler bunlar... Benim için de bir deneyim oldu. Macera da oldu. Güzel fotoğraf alanları keşfedelim derken çekim ekibin kaçırıp bir kaç saat bulamadık.  Deneyim oldu çünkü Ayhan Sicimoğluyla güzel bir sohbet ortamı yakaladım.ve ayrıca çekim ortamı nasıl sağlanır onu gördüm..
Şimdilik benden bu kadar.. Görüşmek üzere..

27 Nisan 2015 Pazartesi

DOĞA GÜNLÜKLERİ -1




Merhaba... Baharı yaz olarak hissetmeye başladığımız bu günlerde kendimi doğadan başka bir yerde huzurlu hissedemiyorum. Ve şu soru beliriyor kafamda.. neden baharı yaşayamıyoruz? daha  nisanın başından hoop direk haziran-temmuz havaları ortaya çıkıyor ve iklimcim bu çok iki yüzlü bir davranış..
Biz de kendimizi  güneşten olabildiğince uzak tutarak, doğa yürüyüşlerimizi (!) başlattık. Bento pikniği günlerini de başlatmanın zamanı geldi bencesi.
İnsanın yeri doğa olmalı her zaman.. huzur bulduğu, yaratıcılıkla dolduğu..Ama dışarı çıktığımda üstüme üstüme gelen düşüncesiz insanlardan ve duygusuz bina topluluklarından yaşadığım şehrin güzelliğine varamıyorum. Bu yazı da olabildiğince mekanik yaşamdan uzak geçirmek istiyorum. Nerede bir ağaç altı ben orada olacağım...




Şimdi size masum bir temiz hava alalım, doğaya karışalım düşüncesinin nasıl fangorl günlüklerine dönüştüğünü, tamamen plansız adı piknik bile olmayan gezimizden bahsedeceğim. Doğumgünü arifemde gerçekten çok eğlendik:) Dünyanın en güzel hediyeleri arasında ırmağın yaptığı handmade fanart günlük yer almalı.. ve fuji green tea...




Ağaçlarla çevrili alabildiğine uzanan sonsuz bir ormanda Türküye sınırı dışında olduğumu düşündüm o an... nerede hissedersem oradayımdır psikolojisini uyguladım kendime.. ve sonra ırmağın bu huzurlu fotoğrafını çektim. Uminin fotolarına o kadar çok baktık ki.. sonunda gerçek bir sincap görmeyi hak ettik. Sincap gözümüzün önünden hoplaya zıplaya ağaca tırmandı. Hayranlıkla izlerken her şeyi unuttum...

Kendi ''doğa''mızda mutlu olmanın güzelliğini hiçbir şeyde bulamadım. Sonsuza kadar çimenlerin ortasında yatmak istedim. Ama şartlar yine büyük bir trafik-insan kaosuna sürükledi bizi. Parkta gördüğümüz sincabın hayatına çok özendim. Ama anlaşılan o ki bizim doğamız orası değildi.

''Seninle yaşamamıza izin verir misin? xiuquirrel hyung?'' Çok karmaşık bir cümleyle tüm duygularımı özetledim.

Şimdi ise arkamda bir kaç güzel fotoğraf daha bırakarak gidiyorum. Sevgiyle kalın. Yalnızlıktan ve doğayla bütünleşmekten çekinmeyin.




kıyısından köşesinden fangorlluk anılarımız...




7 Ekim 2014 Salı

BU ARALAR BEN...

Merhabaaa.. Son postumdan bu yana değişen tek şey yoğunlaşan günlük yaşantım.. Tabii ki okuldan bahsediyorum.. Soğuk havalara merhaba dedik demesine ama yoğunlaşan derslere dur diyemiyoruz ve işin kötüsü ben yine en başında her şeyi kafamda büyütüp içinden çıkılmaz bir hale getiriyorum.
 Havalar yeditepede hep normalden daha soğuk oluyor, ama bu yine de benim ağaç köşelerinde yer bulup oturmam için bir engel değil. Çünkü güneş sağ olsun hava soğuk olsa bile bir yerden çıkıp ben hala buradayım diyip izini kaybettirmiyor. Buna şu aralar ihtiyacım var ne yalan söyleyeyim. Sonbahar bitmeden biraz daha doğayla iç içe olmak istiyorum. Yine de güneş çok fazla dibime girme.
Her zamanki gibi havayla, güneşle konuştuktan sonra ''neler yapıyorum'' kısmına geçebilirim artık foto blog en sevdiğim dfjfkf
Nereden başlasam bilemedim bu aralar okulda form yiyip dağ tepe oturma peşindeyim. Formlara o kadar aşırı taktım ki gören de bir şey sanacak sonra taşlanacağım. Ama ben gerçekten çok fazla gereksiz besin tüketen bir insanım. Gün içinde o kadar karışık yiyiyorum ki, bir yerinden tutmazsam toparlayamayacağım o yüzden ara öğünlerim hep saman gibi  ajdkf tek azaltamayacağım şey kahve.. ona kimse ellemesin. Neyse bir sonraki takıntım hindistan cevizli her şey. suyundan tutun kokulu maskelerine kadar denemek istiyorum.. Suyunu geçenlerde denedim ama sütünü daha çok sevdiğime karar verdim bu da böyle bir nottu.
kışlık çorap ve şapka alışverişine başladım bu da haftanın güzel haberlerinden hep bu anın gelmesini beklemiştim sevgili arkadaslarım sonunda geldi. Mutluluktan ne yazacağımı şaşırdım.
Bir de kışlık vişne likörü var annem yaptı 40 gündür beklemekten içim çürümüştü 2 haftadır falan içiyoruz karanfil kokusu çok kış.. evde yapın diye tarifini verirdim ama o işler bana ait değil ajskd
Bir de yeni ama eski dizim New Girl e yeniden başladım. Ne biçim cümle oldu yaa.. en sevdiğim sitcomlardandır kendisi ilk 3 sezon gülme krizlerinde boğulmuştum. Şimdi 4. sezonu başladı bir geri dönüş yapayım dedim. Bir göz atın benim gibi dram dizilerinden bıktıysanız.
size aktarabileceğim haberler bu kadar bu haftadan.. Halloween ruhuyla doldum bir de çok güzel şeyler planlıyorum cosplayimsi. neyse bakalım korkunç olayım derken komikleşmeyeyim de
Görüşmek üzere..





Günlük manzaram...
Her zaman fotoğraflayacak güzel bir şeyler vardır.. Tüm okulu gezmek gerekse bile




Kim yapmışsa yaratıcılıktan ölmese bari.. Buradaki starbuckslara da istiyorum!!! gidip ben boyayacağım en sonunda.