28 Kasım 2014 Cuma

GARİP BİR ALIŞVERİŞ GÜNLÜĞÜ

 Merhabaa yılın en sevdiğim döneminde irili ufaklı alışverişlerimi yapmaya başladım. Yılbaşı yaklaştıkça nedensizce sürekli içimden bir şeyler almak geliyor. Havanın erken kararmasıyla ışıklanan yollar, ve mağazaların indirime geçmeleri bu isteğimi tetikliyor olabilir. Bu açıdan iyi ki Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorum diyorum. Yılbaşı ruhundan bi haber hala yeni yılı christmas sanan bir ülkeyiz sonuçta öhöm neyse yurt dışında olsam kırismıs pazarlarından ve her türlü kırısmıs süsleriyle donatılmış yollardan evin yolunu bulamazdım heralde.  Bu irili ufaklı  alışverişlerimin bir kısmı yılbaşı temalı bir kısmı ise yine sticker,defter her zamanki şeyler. Hala da almaya devam ediyorum. Ama sanırım bu hafta biraz biriktirme sürecine girmem gerek. Çünkü bu hızla gidersem hiç bir planımı gerçekleştiremeyeceğim.
Şimdi en sevdiğim fotoblog kısmına geçiyorum.

Yılbaşı temalı alışverişlerimden biri. Bu aralar geyik sevgim de tavan yapmış durumda. Ama bunun yılbaşı ruhuyla hiç bir ilgisi yok inanın. Başka bir şey. Çok sevdiğim biri yüzünden her şeyimi geyikli almaya başladım eğer biri beni durdurmazsa her yeri geyikli eşya ile doldurmaya devam edeceğim nhaha
Siz siz olun. Kış aylarında Oyshoya girmeyin. İnsanı ilkönce bulutların üstüne çıkarıp  sonra gerçek dünyaya yukarıdan bırakıveriyor. Sonuç: Yine sadece çorap aldım 



Galaksi saçlı kız ırmak ile  gratis alışverişinde. Oysho yıkımından sonra gidilecek tek yer gratis.


Bu kitabı alıp tıpkı yazın Wreck this journalda olduğu gibi yaratıcılığımın doruklarına ulaşacağım. Bu daha da eğlenceliye benziyor. Ama bakalım ne zaman alabileceğim. Sonsuzluk içinde bir zaman.

Her alışverişten sonra bir kahve molasına ihtiyaç vardır.

Küçük ve garip alışverişlerimden şimdilik bu kadar. Kendimi bir sonraki yılbaşı temalı yazıma hazırlamak üzere şimdilik veda ediyorum. Görüşmek üzere..

17 Kasım 2014 Pazartesi

VİZE HAFTASI SONRASI BEN..

Merhabaa!! Sınavların üst üste binmesinden dolayı yazamadım bir türlü...  Tam da bitmiş sayılmaz ama baya bi rahatladım. Ne biçim 2 hafta gecirdim anlatamam. Kabus gibiydi hiç bitmeyecek sandım öhöm tamam. Sınavlar biter bitmez bütün notarı yırtıp atmak istedim ama sonra kendime dur Bensu bunun daha finali var kimseye muhtaç olma dedim. Ve son sınav günü yani mübağrek cuma  yeni yeni dizilere başladım. Ya ya hep böyle oluyor, sonra o diziler bitmiyo yarım kalıyor. En nefret ettiği şey işte bu bir şeyi yarım bırakmak. Bir sıkıntım olduğunda kesin bir kitabı yarım bıraktım, ya da filmi, diziyi diye düşünürüm. Bununla da sınırlı değil ben bir dizi bölümünü bile yarım bırakıp başka işlerle uğraşan bir insanım. Neyse konumuz bu değil.

İşte benim ayakta kalmamı sağlayan şarkı. Huzur kaynağım, herşeyim dfkgl
Aşırı monotonluktan, ders kitaplarından bunalan zihnim, ruh sağlığım için neler yaptım? akla mantığa yatkın şeyler yazmayı isterdim ama yok bende maalesef.. İnternetten alışverişe gömüldüm kendimi ödüllendirdim sınav haftası sabrım için.  Erkenci kuşlar gibi 11 buçukta falan yatmaya başladım. Tehlike sinyalleri... Aşırı kahve ve çay tüketimi beni uykusuz bırakmıyor arkadaslar bu hafta bunu çok yaşadım. Daha fazla yorgun düşürüyor. Yerimde falan uyukluyorum içi geçmişler gibi pff..
  
evde ders çalışamazsın bari bir hava alayım da öyle devam edeyim dersin, dışarı çıkarsın ilk bulduğun Starbucksa girersin. Burası iyi başlarım birazdan çalışmaya dersin. Ama kahven biter, internette ne kadar gerekli, gereksiz haber varsa okursun ama bir türlü derse başlayamazsın. 1 saat içinde aynı sayfayı tekrar tekrar okuduğumu bilirim. Niye çünkü içinde zerre ders çalışma isteği taneciği bulunmaz o sırada. İlla  yumurta kapıya dayanacak!
 
Güzel hava molası. Ciddi haber okuyamıyorum ben.

Her şeyin en sevimlisi lazım. 

Canım sıkılınca hopp kalk bi çay koy, ya da en sevdiğin albümü aç dinle moduna giriyorum hemen. Canım hep başka şeyler yapmaya o kadar meyilli ki.. Ciddi konsantrasyon sorunum var heralde. Ama buna rağmen sık dişini Bensu sık dişini diye diye bütün sınavları atlattım çok şükür.. Ayrıcaa geyik sevgim en üst seviyeye ulaşmış durumda ve bunun yılbaşıyla hiç bir alakasının olmaması aşırı garip benim için. Geyikli gördüğünüz her şeyi üstüme atın pls.


Şimdilik benden bu kadar... Finallere kadar stressiz bir ay geçirelim. Görüşürüzzz

3 Kasım 2014 Pazartesi

BİR BALKABAĞI OYMA HİKAYESİ

Merhabaa!! geçen haftaki Halloween yazımda kabak oyma planım olduğundan bahsetmiştim. Çok şükür ki plan olarak kalmadı çoh mutluyum. Cuma günü arkadaşımla çocukluk hayalimizi gerçekleştirdik. Kabağa bir güzel falçatalarla giriştik. Ama gerçekten hayal gibiydi ya oymamız bitince sevinç çığlıkları atmaya başladık. artık resimlerde allah kahretsin sizi pis şanslılar diyerek küfretmeyeceğim. Ben de oydum ki diyeceğim  neyse şimdi fotobloga geçiyorum





Kedi makyajım 



BÖÖÖ
Cumadan beri cadı şapkasıyla salonda takılıyordu.  Ama biraz kokmaya başladığı için  dün balkona aldık. şimdi oradan izliyor olan biteni pumpkin kafa. Adını Lu koydum ayrılmamız zor olacak. 


Konu dışı olarak cumartesi Passenger'ın whispers albümünü alıp dinledim ve aşırılı beğendim. O kadar huzur dolu ve tanıdık olmayan melodilerle dolu ki.. Kulağım pop dinlemekten yıpranmış bunu anladım. En kısa zamanda yazısını yazacağım. Şimdilik hoşçakalın^^