21 Aralık 2014 Pazar

NOEL BABAYA BİR LİSTE YAPTIM!

Merhabaaa! aralığın bitmesine sayılı gün kala  yılbaşı ruhuyla dolup türlü şeyler yazıp, çiziyorum her yere, çok da güzel bir ay değildi ama işte dememek için  stresli bir ay olan aralığı iyi değerlendirmeye çalışıyorum. Ama gerçekte bütün bir yılı da göz önüne alırsak pek iç açıcı şeyler bulamıyorum. Daha çok yaşadığım yerle sorunum. Kendimi her türlü yere alıştırırım da İstanbulda yaşamak eziyetin ta kendisi gibi geliyor, karmaşıklığını farkettiğim günden beri... Neyse bu yazıyı bir sorunsal günlüğüne çevirmeyeceğim elbette
yeni bir liste yaptım noel babaya eline ne zaman geçer bilemeyeceğim ama en kısa zamanda kendisinden bunları istiyorum. Geçen sene okuduğum Noel baba dan mektuplar da olduğu gibi hiç bir mektubu cevapsız bırakmayan kutup ayısı ve çeşitli yardımcıları benim mektuba da bir el atarlar artık... Başım çok dolu, param suyunu çekti ama ben hala gezip bir şeyler beğenmeye devem ediyorum.  bunu da alırım. Ay başına kadar vaktim var, şu hediyeyi de şuna ayarlayayım diye diye ne yapacağımı şaşırıyorum. Hayır maaşım mı var sanki bütçem belli her şey ortada ne diye zorluyorum bu kadar anlamıyorum
Kendime not: Her şeyi alamazsın Bensu bunda bir anlaşalım.  İstediğim  her şeyi yemeyip, içmeyip alma gibi bir özelliğim var heralde buna güveniyorum. Bir de ödevlerin üst üste geldiği bu kutlu aralık ayında kendime bir şeyler hediye etmekten başka mutluluk dayanağım yok maalesefki..
Burada konuşmayı pek sevdiğim su götürmez bir gerçek yine de yazımı fazla dallandırıp budaklandırmadan hemen fotoblog kısmı ile dert yanma kısmını kapıyorum.
Not: Fotoların bazılarını ben çektim bazılarını aldım (çaldım )

Gerekli şeylerde bunu gördüğümde gerçekten artık ben eski ben değildim. Dünya gözüyle bir Hp asası gördüğüme göre artık almasam da olurdu. Kedimi bu şekilde avutsamda noel baba çam ağacımın altına bunu koymak istiyorumm.. Hani aklında bulunsun 
Bu resmi twitterda bir fan hesabından aldım. Dün Exo'nun şirketi  Sm nin yeni binasının açılışındaki ürünlerden  bildiğiniz süt tek farkı Exo'lu olması... biri bir şey yazmıştı ona çok güldüm. Bizim sütlerin üstünde şirinlikten nasibini almamış inekler olsun milletinkilerde Exo al Sütten nefret etsem de sırf kutusu için alıp içerdim ağağağ
Böyle dergiler de var. Ütopik..
Mudo ya girdim yine mumlar, oyuncaklar,kırmızılı yeşilli tabaklar.. fazla geldi hepsi kendimi dışarı zor attım. Aralık geçsin bitsin istiyorum vallahi yeter.
Bu da yine aynı açılıştan.. Exo Xiumin stickerı.. saniyede tüketmiş gözü aç fanlar.. Tabi biz burada anca resimlere bakalım dimi.. Hadi alıyosun niye internete koyuyosun. Benim gibi stickera bütün her şeyini yatıran bir insana yapılır mı bu? Korede yaşayan bir akrabam, arkadaşım olsaydı bunlar gelmezdi başıma.. Neyse yine efkarlandım.

Son olarak bu da The body shop'un yılbsşı için özel vanilyalı parfümü.. Arkadaşım Irmağın öve öve bitiremediği ve benim büyük kart buhranından çıktığım an almak istediğim parfüm. Güzel kokuyor çok güzel  benim parfüme de zaafım var anlamıyorsunuz. 
Neyse sonu gelmeyen isteklerimden şimdilik bu kadar. Noel babayı küstürmeden gidiyorum. Sadece bana çalışacak sanki christmasta 
kendinize iyi bakın.. önümüz final haftası..

14 Aralık 2014 Pazar

BİR PAZAR SABAHI: NE OKUMALIYIM, NE İZLEMELİYİM?

Yine kendimi geceden erken kalkmaya zorladığım bir pazar sabahını daha geride bırakmış bulunuyoruz. Gece yatarken beynimi ''sabah 8'de uyanacağım'' şeklinde şartlandırıyorum gerçekten. Çünkü haftasonları erken uyanamamak sabahı çöpe atmak ve güne yarısından başlamak beni sinir ediyor. Hepiniz deli misin be? diyebilirsiniz ama inanın sabahın erken saatlerinde kalkıp çayını içerken bir şeyler yazıp, okumanın mutluluğu hiç bir şeyde yok. Çünkü günün diğer zamanınnda önümde uzanan derslerden kendime ayıracak vaktim pek olmuyor. Ve bir saat bile olsa kendine ayıracak zamanı bulmak iyi geliyor ruhuma.. Neyse bu sabah da yine daldan dala atlayarak bir taraftan çeviri yapıp diğer taraftan onedioda içeriklerin üzerinde seke seke acaba ne izlesem diye düşünüyordum. Evet durumum bu kadar karmaşıktı. Aynı anda bilmem kaç şeyi yapmaya alıştım ama hala error vermiyor değilim. Özellikle yazı yazarken bile defterde  yan sayfaya geçip aklıma o an ne geliyorsa onu yazıyorum. Kendi kendimin bitiricisiyim resmen
 Bir türlü anime seçemedim. Sunum haftam olduğu için söyle kısa bir şey olsun dedim. Gakuen Aliceden bir bölüm izleyip başka şeye geçtim Amaç zaman doldurmaktı başarılı olamadım. Sonra manga okuyayım dedim (normalde de ne okurum ya canım istedi nedensiz) bunu düşünürken aklıma güzel bir playlist oluşturmak geldi ama onu da beynim anında silip süpürdü ve onun yerine ne kadar açgözlü olduğumu kendime hatırlatmam gereken bu yazıyı yazmamı söyledi. Bir iki hoş melodili korece şarkı dinledikten sonra Yine Küçük Prensi araştırırken buldum kendimi dün fragmanı izlediğimden beri böyleyim. Yeniden alevlendi sevgim o altın saçlı kendisi küçük ama kalbi dev o çocuğa.. Film 7 ekim 2015 te vizyona girecekmiş. Hayatım hep beklemek.. Kitabı yeniden okumak, onunla ilgili yazılmış bütün makalelerin hepsine göz değdirmek istiyorum. Nasıl uzun bir başlangıç paragrafı oldu bu böyle. Paragrafı bırakın kısa öyküye aday.. Neyse bu pazar sabahını nasıl kazandım ona geçiyorum.



*le petit prince

bir kaç ilginç  Onedio sayfasında dolaştım.

*Anime olarak; Gakuen Alice'ye başladım.  izleyeceğim şeyin içinde gizemli okul olayı olunca ister istemez ilgileniyorum. Ve bir diğer bitmek üzere olan animem; ookami shoujo to kuro ouji (kurt kız kara prens)  Bu da benim her zaman duygusuz, sadist ama bir o kadar da iyi kalpli başkahramanlardan hoşlandiğimın kanıtı. sato- kun, usuiden sonraki en efsane kahramanım oldu. 
Ocağa kadar dizi izleyemeyeceğim içinde, Pinocchio hayallerimi de rafa kaldırdım. Tam mesleğimin dizisi ama işte.. Modern Farmer ve bir çok seri 1 ay dan daha kısa bir sürede benim olacak.


Bu şarkı tam bir huzur deposu^^
ve bir de beni ilgi ve bilgi sahibi yapan güzel bir yazıyı buraya bırakıp gidiyorum kendinize iyi bakın^^ sendromsuz bir pazartesi dileklerimle..

7 Aralık 2014 Pazar

GEREKSİZ İŞLER ATOLYEM

Merhabaa!! Gereksiz işler atolyeme hoşgeldiniz. Böyle dediğim yer aslında benim blogum hep de böyle bir yazı yazmak istemiştim. Yine sıkışık bir anıma kısmet oldu. Vizeler yaklaşır ben gelirim buraya söverim söverim, sonra güzel aralık gelir sağolsun onun da anlamı ne mucize ne kirismıs.. bildiğin ''Finaller are coming'' yani. Önümde 3 hafta var çenemi kapalı tutmaya çalışacağım.
Yine kendi halimde bin bir işe sarmış durumdayım. Dersler bile bir etkinlik kapsamına girerken benim için. (Eve tıkılmadığım her an bir etkinlik yürümek bile) ders dışı yaptığım şeyleri saysam ohoool yani neyse bugün de kendiliğinden yılbaşı kokulu, boş işli bir yazı yazacağım. Şimdi her zamanki gibi fotoblog;

Kat kat giyinmek + kahve.
Kirismıs ruhu olmayan ülkemden güzel manzaralar. Tabii burası Bağdat caddesi. İşler biraz değişiyor. Sadece İstanbul'u baz aldığımızda bir de Nişantaşında böyle manzaralar görebiliriz. Belki Kadıköyde Şahsına münhasır küçük kafelerde güzel süslemeler yapabilirler. Ben en son Starbucksta bodur çam ağacına bakakalmıştım  Bu mudur yani sen koskaca kofişop zincirisin. Kadıköy rıhtımdakini ayrı tutuyorum.Orası bestti.
Sunum hazırlarken suratım Sehun's derp face

Geçen yine uzun süredir beklediğim Blippo alışverişim geldi. Ne aldığımı unutmuştum hoş bir süpriz oldu. Kawaii sticker ve Lotte koala biscuit. Günümü güzelleştirdi. Sevimli stickerları, Japonya ve kore malı ürünleri seviyorsanız blippoya bakmalısınız (BU BİR REKLAMDIR AJFKLF)



Vee aralık mucizeleri bizimle olsun diyip gidiyorum. We heart itten aldığım bu resim ben de yine dışarıdaki soğuk hava da renkli ışıklarıyla evi  aydınlatan çam ağaçlarını anımsattı. Size Miracles in December'ı bırakıyorum. Bir de şey var reklam yapmaya iyi alıştım. Lu Han Turkey official facebook hesabı kurduk bir kaç arkadaşımla ilgilenenler bakabilir^^



1 Aralık 2014 Pazartesi

KIŞ İHTİYAÇLARI LİSTESİ


Ne zaman mutlu hissetsem hep kendimi burada buluyorum. Ve nedense hep aynı sevdiğim konulardan bahsetmek geliyor içimden. Malumunuz önümüz kış, bununla ilgili bir yazı yazmıştım ama canım hepsini yeni bir postta birleştirmek istedi. İhtiyaç dolu bir yazı haline getirdim ajfkfk sanırım kış yazılarım hiç bitmeyecek. Yazın bile yazabilirmişim gibi geliyor. Yılın bu zamanı çok tehlikeli oluyorum dostlarım. Ama şu ayların güzelliği de hiç bir şeyde yok. Okulda sağda solda gezip(arkadaşlarım bunun dışında) ben kıştan nefret ediyorum yeaa diyenlere pis pis bakışlar atıyorum sen git anca güneşin altında yat işsizce diyesim geliyor sonra yine aman tadımız kaçmasın diyip vazgeçiyorum ajkdk hayat felsefem.
Neyse sizi şimdi bir kaç siteden bulduğum güzelliklerle baş başa bırakacağım. Hepinize güzel bir aralık ayı diliyorum. Miracles in december ^^

Fluffy oysho battaniye ^^

çorap delisi olan ben. Koleksiyonuma alamadığım her çorap için ağlıyorum.  (Ben çekmedim) cr vermek isterdim ama bulamadım.
Bu kupa Starbucks'ın eski modellerinden olsa da benim istediğime çok yakın bir tasarım. Geyikli kupa koleksiyonumun son parçası olacak. Kocaman bir geyik ailesine sahibim dfkfkk.
Cr:Oysho blog
Ve tabiiki çay. Mis kokulu, insanı ısıtan bir kış mucizesi. Çayı gayet her mevsim içerim ama kıştan başka  hiç bir şeye  yakışmıyor yani.
Cr:Oysho blog
Cr:Flickr

28 Kasım 2014 Cuma

GARİP BİR ALIŞVERİŞ GÜNLÜĞÜ

 Merhabaa yılın en sevdiğim döneminde irili ufaklı alışverişlerimi yapmaya başladım. Yılbaşı yaklaştıkça nedensizce sürekli içimden bir şeyler almak geliyor. Havanın erken kararmasıyla ışıklanan yollar, ve mağazaların indirime geçmeleri bu isteğimi tetikliyor olabilir. Bu açıdan iyi ki Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorum diyorum. Yılbaşı ruhundan bi haber hala yeni yılı christmas sanan bir ülkeyiz sonuçta öhöm neyse yurt dışında olsam kırismıs pazarlarından ve her türlü kırısmıs süsleriyle donatılmış yollardan evin yolunu bulamazdım heralde.  Bu irili ufaklı  alışverişlerimin bir kısmı yılbaşı temalı bir kısmı ise yine sticker,defter her zamanki şeyler. Hala da almaya devam ediyorum. Ama sanırım bu hafta biraz biriktirme sürecine girmem gerek. Çünkü bu hızla gidersem hiç bir planımı gerçekleştiremeyeceğim.
Şimdi en sevdiğim fotoblog kısmına geçiyorum.

Yılbaşı temalı alışverişlerimden biri. Bu aralar geyik sevgim de tavan yapmış durumda. Ama bunun yılbaşı ruhuyla hiç bir ilgisi yok inanın. Başka bir şey. Çok sevdiğim biri yüzünden her şeyimi geyikli almaya başladım eğer biri beni durdurmazsa her yeri geyikli eşya ile doldurmaya devam edeceğim nhaha
Siz siz olun. Kış aylarında Oyshoya girmeyin. İnsanı ilkönce bulutların üstüne çıkarıp  sonra gerçek dünyaya yukarıdan bırakıveriyor. Sonuç: Yine sadece çorap aldım 



Galaksi saçlı kız ırmak ile  gratis alışverişinde. Oysho yıkımından sonra gidilecek tek yer gratis.


Bu kitabı alıp tıpkı yazın Wreck this journalda olduğu gibi yaratıcılığımın doruklarına ulaşacağım. Bu daha da eğlenceliye benziyor. Ama bakalım ne zaman alabileceğim. Sonsuzluk içinde bir zaman.

Her alışverişten sonra bir kahve molasına ihtiyaç vardır.

Küçük ve garip alışverişlerimden şimdilik bu kadar. Kendimi bir sonraki yılbaşı temalı yazıma hazırlamak üzere şimdilik veda ediyorum. Görüşmek üzere..

17 Kasım 2014 Pazartesi

VİZE HAFTASI SONRASI BEN..

Merhabaa!! Sınavların üst üste binmesinden dolayı yazamadım bir türlü...  Tam da bitmiş sayılmaz ama baya bi rahatladım. Ne biçim 2 hafta gecirdim anlatamam. Kabus gibiydi hiç bitmeyecek sandım öhöm tamam. Sınavlar biter bitmez bütün notarı yırtıp atmak istedim ama sonra kendime dur Bensu bunun daha finali var kimseye muhtaç olma dedim. Ve son sınav günü yani mübağrek cuma  yeni yeni dizilere başladım. Ya ya hep böyle oluyor, sonra o diziler bitmiyo yarım kalıyor. En nefret ettiği şey işte bu bir şeyi yarım bırakmak. Bir sıkıntım olduğunda kesin bir kitabı yarım bıraktım, ya da filmi, diziyi diye düşünürüm. Bununla da sınırlı değil ben bir dizi bölümünü bile yarım bırakıp başka işlerle uğraşan bir insanım. Neyse konumuz bu değil.

İşte benim ayakta kalmamı sağlayan şarkı. Huzur kaynağım, herşeyim dfkgl
Aşırı monotonluktan, ders kitaplarından bunalan zihnim, ruh sağlığım için neler yaptım? akla mantığa yatkın şeyler yazmayı isterdim ama yok bende maalesef.. İnternetten alışverişe gömüldüm kendimi ödüllendirdim sınav haftası sabrım için.  Erkenci kuşlar gibi 11 buçukta falan yatmaya başladım. Tehlike sinyalleri... Aşırı kahve ve çay tüketimi beni uykusuz bırakmıyor arkadaslar bu hafta bunu çok yaşadım. Daha fazla yorgun düşürüyor. Yerimde falan uyukluyorum içi geçmişler gibi pff..
  
evde ders çalışamazsın bari bir hava alayım da öyle devam edeyim dersin, dışarı çıkarsın ilk bulduğun Starbucksa girersin. Burası iyi başlarım birazdan çalışmaya dersin. Ama kahven biter, internette ne kadar gerekli, gereksiz haber varsa okursun ama bir türlü derse başlayamazsın. 1 saat içinde aynı sayfayı tekrar tekrar okuduğumu bilirim. Niye çünkü içinde zerre ders çalışma isteği taneciği bulunmaz o sırada. İlla  yumurta kapıya dayanacak!
 
Güzel hava molası. Ciddi haber okuyamıyorum ben.

Her şeyin en sevimlisi lazım. 

Canım sıkılınca hopp kalk bi çay koy, ya da en sevdiğin albümü aç dinle moduna giriyorum hemen. Canım hep başka şeyler yapmaya o kadar meyilli ki.. Ciddi konsantrasyon sorunum var heralde. Ama buna rağmen sık dişini Bensu sık dişini diye diye bütün sınavları atlattım çok şükür.. Ayrıcaa geyik sevgim en üst seviyeye ulaşmış durumda ve bunun yılbaşıyla hiç bir alakasının olmaması aşırı garip benim için. Geyikli gördüğünüz her şeyi üstüme atın pls.


Şimdilik benden bu kadar... Finallere kadar stressiz bir ay geçirelim. Görüşürüzzz

3 Kasım 2014 Pazartesi

BİR BALKABAĞI OYMA HİKAYESİ

Merhabaa!! geçen haftaki Halloween yazımda kabak oyma planım olduğundan bahsetmiştim. Çok şükür ki plan olarak kalmadı çoh mutluyum. Cuma günü arkadaşımla çocukluk hayalimizi gerçekleştirdik. Kabağa bir güzel falçatalarla giriştik. Ama gerçekten hayal gibiydi ya oymamız bitince sevinç çığlıkları atmaya başladık. artık resimlerde allah kahretsin sizi pis şanslılar diyerek küfretmeyeceğim. Ben de oydum ki diyeceğim  neyse şimdi fotobloga geçiyorum





Kedi makyajım 



BÖÖÖ
Cumadan beri cadı şapkasıyla salonda takılıyordu.  Ama biraz kokmaya başladığı için  dün balkona aldık. şimdi oradan izliyor olan biteni pumpkin kafa. Adını Lu koydum ayrılmamız zor olacak. 


Konu dışı olarak cumartesi Passenger'ın whispers albümünü alıp dinledim ve aşırılı beğendim. O kadar huzur dolu ve tanıdık olmayan melodilerle dolu ki.. Kulağım pop dinlemekten yıpranmış bunu anladım. En kısa zamanda yazısını yazacağım. Şimdilik hoşçakalın^^

29 Ekim 2014 Çarşamba

BİTMEYEN HALLOWEEN SEVGİSİ.


Merhabaa! O kadar ödevin içinde boğulurken yaklaşan Halloweena özel bir yazı  yazmamak içime dert oldu. (tüm işim bu ) Yılın Christmastan sonra en sevdiğim dönemi olan halloweena hakkettiği değeri vermem gerek. o yüzden tüm yönleriyle birlikte bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Günümüzde bayıla bayıla kutladığımız halloween'in çok da iç acıcı bir hikayesi yok aslında ama yine de ilgi çekici olmayı başarıyor. Samhain diye de adlandırılan  halloween 31 ekim yani hasat mevsiminin son gününe denk gelir.  Hasat bittikten sonra hasattan memnun olmayan çifçiler bunun sorumlusunun huzur bulamayan ruhlar olduğuna inanırlarmış. Bu ruhların her yıl 31 ekim tarihinde gelip çifçileri lanetlediğine ve onları korkutup kaçıramayanların bu kötülükleden payını alacağına kesin gözüyle bakılırmış.
Çeşitli kostümler giyilip, evleri korkunç bir şekilde dekore etmenin nedeni  de bu ruhları kaçırmaktan geliyormuş. Çocukların kapı kapı gezip Şeker mi ceza mı sorusuyla komşularını huzursuz ettiği halloween'in şu an ki haline gelene kadar ki aşamalarını okuduğum da  iyice merakım kabarmıştı benim. Okuyacak başka konu bulamayıp bayağı araştırmıştım vakti zamanında..

 İçi oyulmuş  sinsice gülen balkabakları Halloween'in simgesi haline gelmiştir. Her yıl insanlar balkabaklarının içini boşaltıp mum yerleştirerek evlerine, bahçelerine koyarlar.


 Birbirinden güzel Halloween süslemelerine nasıl özeniyorum bilemezsiniz. Amerikada ki gibi yanyana sıralanmış tek katlı evleri süslemek^^ kapımı süsleyeyim desem hiç bir anlam taşımayacak.. Bana lazım olan kocaman bir bahçe... Bir gün hallowenı  Türkiye dışında bir yerde  fazla çaba sarfetmeden
kutlayacağıma inanıyorum. Evet inanıyorum sadece


Korkunçlu^^


Şimdilik sadece elma ^^
Ben de her sene halloween için bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Kendi kendime abuk sabuk makyajlar yapıp halloween konseptli yerlere gitmek gibi..  Bu sene kabak oymak gibi bir fikrim de var ama inşallah sadece fikir olarak kalmaz .  yine de sağolsun krispy krime her sene cadılarla madılarla donatıyor etrafımızı da iki mutlu oluyoz. Temalı danıtlarını da ayrı seviyorum.
Benim için halloween; her zaman balkabakları ve anlatılan korku dolu hikayeler demek. ilk bunlar  beliriyor zihnimde ne bileyim. Sonra tabiiki soğuk hava, renkli şekerler, ve insanı tanınmaz hale getiren makyajlar.  Üstteki resimle de en çok sevdiğim iki şeyin birleşimini görüyorsunuz. Nedenini bilmediğiniz duygularımdan dolayı biraz hüzünlü koydum bunu buraya ama.. Yine de aşırı değerli benim için. şimdilik benden bu kadar ... Önümüzdeki halloweenlarda görüşmek üzere ^^