9 Ocak 2015 Cuma

İSTANBUL KAHVE FESTİVALİ// İSTANBUL COFFEE FEST

Merhabaaa..
Bu yıl ilk kez düzenlenen İstanbul kahve festivaline gittim, gezdim, denedim. Bunları bu kadar kolay yazıyorum lakin ne şartlar altında gezdiğimi bilmiyorsunuz.  Galata Rum Okulunda gerçekleşen festivale katılım oldukça fazlaydı. Ben de  öyle bir günü ve saati seçmişim ki  böyle bir kalabalık görmedim. Adım atacak yer bulduysanız şanslı sayardınız kendinizi o derece bir kalabalık. Bir de benim gibi hadi her şeyi deneyelim fotoğraf çekelim havasında olan biri için  tam bir çileydi. Ben kahve festivali için cumartesi 15:00 seansını seçmiştim. Tamam cumartesi elbet kalabalık olur diyordum ama bu kadarını gerçekten beklemiyordum. Gerçekten herkes bu festivali bekliyormuş meğerse... Kahvesever bir milletiz ne güzel ne güzel..


Tabiiki denemediğim kahve kalmasın diye çok uğraştım. Adım adım uzun sıralar bekleyerek hepsini denemeye çalıştım. Ama ne mümkün .Özellikle zemin kat. Aldığım kahve kafamdan aşağı geçmesin diye kaça kaça bir hal oldum. Ama canlı jazz müzik eşliğinde ve buram buram kahve kokuları arasında keyfimin kaçmasına  engel olamadı hiçbir şey. . Bir ara merdivenin başında durdum ve kalabalığı izledim. . O kadar kahvenin yan etkisiydi sanırım Aslında bunu teras katında güzel galata manzarasını izleyerek yapmam gerekirdi ama oraya tekrar çıkmaya cesaret edemedim . sürekli basın/ press diye bağıran insanlara baktım.  İnsanlar ifadesizdi  ama memnuniyetsiz de görünmüyorlardı. Uzaktan uzaktan süzdüm insanları (gazeteci adayı gözlemciliği ) Bir de çok zemin katta kahve standlarını gezip denemeye çalışırken birden elektrikler kesildi. Herkesten bir ağğğğ sesleri yükseldi. Orkestra sustu falan tabiiki öyle kalmayacak niye kuru heyecan yapıyorsunuz? Arkamdan önümden ne biçim organizasyon bu söylemleri geldi Afedersiniz de burası Türkiye bunu bulduğuna şükretmiyorsunda... daha iyisi için böyle düşünenleri Avrupaya yollayalım. Neyse böyle bir anı da paylaşmak istedim. İnsanlar nankör.


Şimdi görgüsüzlük gibi algılamayın sakın  ama sadece size tanıtmak ve bilgi vermek amaçlı hangi ürünleri denediğimi yazacağım. En sevdiğim ve beğendiğim Nespresso 'nun  Lattesi oldu. Böyle bir hafiflik, yumuşak içimli. Çok hoş bir kokusu da vardı. Özellikle ilgimi çeken bir başka kahve türü soğuk demleme kahveydi.. Alırken bize biraz beklememizi kahvenin üste çıktıktan sonra içmemizi söylemişlerdi ben de merak ettim araştırdım.  Bu kahvenin ismine ''NİTRO COFFEE'' deniyormuş ve tadının sırrı da nitrojenle basınçlandırılmış musluklardan servis edilmesinden geliyormuş. Bu da kahveye ipeksi ve yumuşak bir tat kazandırıyormuş. Tadı gerçekten çok değişikti. Okuduğum makalede aynı zamanda bu kahvenin bira ile aynı yöntemle elde edildiğini söylüyordu. Bira sevenler bilir. Ben çok içli dışlı değilim. Kaynak: Kahve candır.
Bir de kervansaray kahveden denediğimiz elbistan kahvesi vardı. Elbistan kahvesi diyorlardı ama tam olarak doğru duyduğumdan emin değilim. Kahveyi de milletin omzunun üstünden kaptım. zaten tadı damlasakızı ile harmanlanmış türk kahvesi gibiydi ama sek Türk kahvesi değil de böyle sütlü bir şeyler de sezdim (Hoşgeldin gurme!) sonradan öğrendiğime göre sahlepmiş.
Nespresso latte
Soğuk demleme kahve


Özel kahve markalarının yanı sıra her zaman günlük hayatımızda kapısını çaldığımız markalarda vardı. Starbucks hiç kusuruma bakmasın yüzüne bile bakmadım. Ama Roberts coffeenin aromalı lattesi merakımı kabarttı. Bir süre kahve tadı alamasam da güzeldi.
Kahvelerin çeşitliliği yanında çikolata standları da  çok çeşitliydi. Hepsini sömürdüm..Gerçek bu.
Konu kahve olunca daha neler yazarım ama siz okur musunuz bilmiyorum. Bu kahve festivaline dair son sözlerim organizasyonda sıkıntılar olmasına rağmen kaliteli kahve markalarıyla ve geniş çeşit yelpazesi ile oldukça başarılı bir iş çıkartılmış olmasıydı. İstanbul da ve yapılabilirse Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde böyle organizasyonların yapılması beni mutlu ediyor. Bizi güzel kahvelerle buluşturan bu güzel festivale teşekkürlerimi iletiyorum...

                                                             Bunlarda festivalden kalanlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder